Pickle türkçesi Pickle nedir

  • Turşu yapmak.
  • Turşu.
  • Tuzlayarak saklamak.
  • Sarhoş etmek.
  • Turşu kurmak.
  • Turşusunu kurmak.
  • Turşu suyu.
  • Dekape etmek (metal bir nesneyi).
  • Asitle temizlemek (metalurji terimi).
  • Salamura yapmak.
  • Asitle temizlemek.
  • Metal yüzünü parlatmak.

Pickle ile ilgili cümleler

English: Ali didn't eat dill pickles.
Turkish: Ali dereotu turşusu yemedi.

English: Angelica Pickles is very selfish.
Turkish: Angelica Pickles çok bencildir.

Pickle ingilizcede ne demek, Pickle nerede nasıl kullanılır?

Pickle brittleness : Paklama gevrekliği. Dekapaj gevrekliği.

Pickle curing : Salamurayla tuzlama, balığın yoğun tuz çözeltisine konularak muhafaza edilmesi yöntemi. Yaş tuzlama.

Pickle liquor : Dekapaj çözeltisi. Paklama çözeltisi. Paklayıcı.

Be in a nice pickle : Zor durumda olmak.

Be in a pickle : Zor durumda olmak.

Pickled : Turşu olmuş. Yüzeyi asitle temizlenmiş. Paklanık. Paklanmış. Dut gibi. Tuzlanmış. Salamura. Sarhoş. Dekape. Turşu halinde.

Nice pickle : Zor durum.

Be in a sad pickle : Zor durumda olmak. Perişan halde olmak.

In a pickle : Zor durumda.

Tan pickle : Sepi şerbeti.

İngilizce Pickle Türkçe anlamı, Pickle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pickle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brine : Okyanus. Salamura suyu. Balık, et, peynir, sebze, asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi. Tuzlu su. Deniz suyu. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Deniz. Salamura. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek.

 

Acid wash : Asitle temizleme.

Befuddles : Şaşırmak. Aklını karıştırmak. Şaşırtmak. Sersemletmek.

Salt down : İstif etmek. Tuzlamak. Tuza yatırmak. Biriktirmek (para).

Befuddling : Şaşırmak. Şaşırtmak. Sersemletmek. Aklını karıştırmak.

Inebriating : Mest etmek. Ayyaş tip. Ayyaşlık. Ayyaş. Sarhoş. Başını döndürmek. Sarhoş kimse. Mest. Heyecanlandırmak.

Preserve : Esirgemek. Zarardan korumak. Korumak. Reçel. Şekerleme. Sürdürmek. Saklamak. Konservesini yapmak. Konserve yapmak. Muhafaza etmek.

Intoxicates : Kendinden geçirmek. Keyif vermek. Mest etmek. Zehirlemek.

Brines : Salamura. Deniz. Tuzlu su. Salamura suyu. Deniz suyu. Okyanus.

Pickle synonyms : dill pickle, sweet pickle, make drunk, intoxicate, gherkin, salting, caper, hocus, flustering, keep, salt, befuddle, besot, inebriate, pickles, relish, flusters, inebriates, fluster.

Pickle ingilizce tanımı, definition of Pickle

Pickle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to pickle herrings or cucumbers. Brine. A solution of salt and water, in which fish, meat, etc., may be preserved or corned. To treat with some kind of pickle. [Bakınız: Picle]. To preserve or season in pickle.