Picturize türkçesi Picturize nedir

  • Filme almak.
  • Resmetmek.
  • Resmini çizmek.
  • Resimlerle sunmak.

Picturize ingilizcede ne demek, Picturize nerede nasıl kullanılır?

Picturing : Düşün prpe. Kafasında canlandırmak. Çizmek. Resim yapma. Düşleme. Resmetmek. Betimlemek. Yansıtmak.

Pictural : Resimsel.

Picture : Zihninde canlandırmak. Tasvir. Film. Pek güzel kimse ya da şey. Kafasında canlandırmak. Resmini yapmak. Timsal. Ç. Görülmeye değer şey ya da kişi. Resim.

Picture alignment : Resim hizalama.

Picture and sound disc : Üzerinde resim ve bununla ilgili ses bilgileri taşıyan ve bir televizyon almacında izlenebilen plak. Televizyon plağı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Picture editing : Görüntü kuşağında gerçekleştirilen kurgu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü kurgusu.

Picture duping print : Çoğaltım negatifi elde etmek için hazırlanan pozitif eşlem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pozitif görüntü eşlemi. Pozitif görüntü kopyası.

Picture arrangement test : Görünü düzenleme ölçeri. Yanıtlayıcıya çeşitli kesitleri yansıtan görüntüler sunup bunları bir olay ya da öykü biçiminde düzenlemesini isteyerek tutumları ölçen ölçer.

Picture border : Resim kenarlığı.

Picture card : Suratlı iskambil kağıdı. Kız. Papaz vale ya da kiz. Vale.

 

İngilizce Picturize Türkçe anlamı, Picturize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Picturize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cityscape : Şehir fotografı veya şehir resmi. Şehir manzarası. Kentsel peyzaj. Şehrin görüntüsü.

Monochrome : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belirli bir dalga boyunda olan (ışık). Tek renkli. Tek renkli resim.

Electronic image : Elektronik imge.

Illustrates : Resimlerle süslemek. Tanımlamak. Resimlemek. Örneklerle açıklamak. Örneklemek. Resimler koymak. Sergilemek. Resimlendirmek. Anlatmak.

Drew : Almak. Kura çekmek. Germek. Çizmek. Demlemek. Düzenlemek. Kağıt çekmek. Fıçıdan çekmek. Devam etmek.

Diorama : Işık oyunlarıyla sergilenen büyük tablo. Diyorama. Üç boyutlu görüntü.

Scan : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Üstünden şöylesine geçmek. Süzmek. Bakmak. Vezin analizi yapmak. Tarama eylemi. İyice incelemek. Vezne göre okumak. Üstünkörü bakmak. Görüntülemek.

Depicting : Göstermek. Betimlemek. Tanımlama. Tasvir etme. Tasvir etmek. Çizmek. Tasvir eden.

Reflection : Yansıyan görüntü. Fikir. Yankı. Derin düşünce. Vericiden yayınlanan dalgaların herhangi bir engele çarparak yön değiştirmesi. (bu durum, televizyon görüntüsünde çeşitli düzensizliklere yol açar. bunun en sık rastlananı gölgedir). Hayal. Bir engele çarpan dalgaların geldiği ortama geri dönmesi. Bilgisayar, eğitim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Derinlemesine düşünme. Kusur bulma.

Delineates : Taslağını çizmek. Skecini yapmak. Tarif etmek. Çizerek açıklamak. Tasvir etmek. Betimlemek. Şeklini çizmek.

 

Picturize synonyms : finger painting, sonogram, echogram, trompe l'oeil, graphic art, sand painting, nude painting, computer graphic, pentimento, distemper, icon, seascape, landscape, inset, nude, semblance, describes, bitmap, describe, montage, wall painting, transparency, semi abstraction, make a film of, still life, ikon, film, painting, graphic, water color, depict, delineate, representation.

Picturize ingilizce tanımı, definition of Picturize

Picturize kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To picture.