Pili nedir, Pili ne demek

Pili; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Kumaş, kâğıt vb.nde bir bölümün öbürünün üzerine getirilmesiyle oluşturulan kıvrım, kırma

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Her türlü kıla verilen ad.

Pili ile ilgili Cümleler

  • Ali pili şarj etmek zorundaydı.
  • O pilici seviyorum.
  • Pilici severim.
  • Bir hindi, bir piliçten biraz daha büyüktür.
  • Transistörlü radyomun pilini değiştirmek zorundayım.
  • Piliniz zayıflamış.
  • “Gayet ince pililer külahın tepesinde birleşiyordu.”
  • Ali piliç yoluyor.
  • Çünkü saatimin pili çok küçük. Kendim değiştiremiyorum.
  • Sizin pilin gücü düşük.
  • Telefonumun pili bitti.
  • Bu piliç çok pişirilmiş.
  • Piliç lezzetliydi.
  • Pili bitti.

Pili ile ilgili Atasözü veya Deyim

pili bitmek : Dayanma gücü kalmamak.

Pili anlamı, tanımı

Bacillus piliformis enfeksiyonu : Tyzzer hastalığı

Bulbus pili : Kılların kıl folikülüyle sarılı soğan veya ampül biçimindeki en derin kısmı. Dermiste yer alan bu oluşumda bağ dokunun alttan içeri girmesiyle papilla pili biçimlenir.

Derişim pili : Elektrokimyasal tepkimeyi veren özdeğin derişim ayrımından oluşan pil türü. Farklı derişimdeki çözeltilere aynı iki elektrodun yerleştirilmesiyle oluşan, potansiyel farkı (emk) iki çözeltinin derişimlerine bağlı olan bir çeşit pil.

 

Etlik piliç : Et verim yönüyle ıslah edilmiş, melez, en kısa sürede en az yemi tüketerek en yüksek canlı ağırlığa ulaşması hedeflenmiş piliç, broyler.

Etlik piliç besisi : Et tipi günlük civcivlerin özel rasyonlarla 5-6 hafta süreyle veya belirli bir canlı ağırlığa ulaşıncaya kadar beslenmeleri işlemi, broyler besisi.

Follikulus pili : Kıl folikülü.

Kalp pili : Kalp atışlarının olduğu kalbin özel dokulu bir kısmı. Kalbin düzenli bir hızda atmasını sağlayan elektrikli bir alet (derinin altına yerleştirilebilir veya hariçten çalıştırılabilir).

Köy pilici : Yaşamlarının büyük bölümünde dışarıda gezinme, istedikleri zaman içeriye girme ve tüneme olanağı sağlanmış, yemlerine antibiyotik veya büyüme artırıcı katkı maddeleri katılmamış, besi süresi 80-85 gün biçiminde yetiştirilen etlik piliç.

Matriks pili : Kılın papilla pilisinin üst kısmını çevreleyen ve mitotik aktiviteli hücrelerden oluşan yapı.

Papilla pili : Kılın beslenmesini sağlayan ve kılın üzerine oturduğu corium'un yapmış olduğu bir çıkıntı.

Pili pili : Kümes hayvanlarını çağırma ünlemi.

Pili taktiles : Duyu kılları.

Pili taktiles infraorbitales : Alt göz kapağı üzerinde bulunan duyu kılları.

Pili taktiles labiyales inferiyores : Alt dudak üzerinde bulunan duyu kılları.

Pili taktiles labiyales superiyores : Üst dudak üzerinde bulunan duyu kılları.

Pili taktiles mentales : Spatium mandibulae’de bulunan duyu kılları.

Pili taktiles zigomatisi : Yüz üzerinde bulunan duyu kılları.

Piliç antipellegra faktörü : Pantotenik asit.

 

Pilidyum : Nemertinlerde başlık şeklindeki karakteristik larva.

Pilik : Mısır ekmeği pişirilen, toprak ya da taştan yapılmış yuvarlak tepsi gibi kap. Kaz. Fırına sürülüp içinde bamur pişirilen, kiremit ya da toprak testi.

Pilika : Civciv.

Piliman : Çökelek.

Pilimi : İneklere yedirilen sulu yiyecek.

Pilin : Un, buğday, bulgur ve benzerleri şeyleri koymaya yarayan topraktan yapılmış fıçı biçiminde kap.

Pilinç : Piliç.

Pilingir : Söz götürüp getiren. Yolsuz birleşmelere aracılık eden kadın. Yolsuz birleşmelere aracılık eden, arabulucu.

Pilingirlik yapmah : Yolsuz birleşmelere arabuluculuk yapmak.

Pilise : Pilili.

Pilisiz : Pilisi olmayan.

Pilit : Çınar, meşe ve benzerleri ağaçların meyvesi, pelit. Üzüm sırasıyla nişasta ya da un kaynatılıp içine ceviz, badem konulduktan sonra kurutularak yapılan bir çeşit yiyecek, köfter. Meşe ve pırnal meyvesi. Uydu: Özü davetliydi, filan da pilitiydi. Doğal.

Piliz : Piliç.

Radiks pili : Kıl kökü.

Sodyum kükürt pili : Katı elektroliti sodyum β-alümina olan yüksek sıcaklık (300-400 °C) pili. Pildeki net tepkime sodyum ve kükürtten sodyum polisülfür oluşumudur. (E=2,08 V).

Volta pili : İçinde kendiliğinden yürüyen kimyasal tepkimenin elektrik ürettiği pil.

Yakıt pili : Kullanımı sırasında tepkimeye giren maddelerin sürekli olarak dışardan sisteme verildiği elektrokimyasal hücre. Pil tepkimesinin bir yakıtın yanmasına dayandığı yakıtın kimyasal enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren volta pili.

Güneş pili : Güneş ışığından elde edilen enerjinin doğrudan elektrik enerjisine dönüşmesini sağlayan araç.

Piliç : Tavuğun küçüğü, erginleşmemiş tavuk veya horoz. Genç, güzel ve alımlı kız veya kadın.

Pilili : Pilisi olan, kırmalı, pilise.

Piling : Cildin ölü hücrelerden arındırılması işlemi.

Diğer dillerde Piksit anlamı nedir?

İngilizce'de Piksit ne demek ? : pyxidium