Pin money türkçesi Pin money nedir

Pin money ingilizcede ne demek, Pin money nerede nasıl kullanılır?

Pin : Mecbur etmek. Sıkıştırmak. Perçinlemek. Dip tırnağı. Dip gömleği üzerinde bulunan ve duyun (lamba taşıyıcının) ve özellikle süngü duyların içindeki kertiğe giren ufak metal çıkıntı. bk. süngü dip. İğne. Raptiye. Yüklemek (suç). Kapmak.

Money : Mangır. Para kırmak. Durağan olan, olmayan eşya değerini ölçen değişim aracı. eskiden gümüş paraya verilen ad. Ücret. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Servet. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Para.

Pin belt : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İki filmin uç uca getirilerek yapıştırılmaksızın geçici olarak birleştirilmesini sağlayan, film eninde, iki yanında delikler bulunan mukavva, selüloit ya da madenden parça. film üzerindeki resim ya da ses yolunun yitime uğramaksızm birleşmesini sağlayan yapıştırıcı kuşak. Tutturmalık.

 

Pin count : İğne sayısı.

Pin down : Sıkboğaz etmek. Açıkça belirtmek. Zorunlu kılmak. Mecbur etmek. Bağlamak. Hareketsiz kılmak. Sıkıştırmak. Sıkıca yerleştirmek. Yerine oturtmak. Saptamak.

Pin hole : Pim deliği. Pim yuvası. İğne deliği.

Pin hinge : Saplama menteşe. Milli oynak. Milli mafsal. Panolarda kullanılan kanatları tahtanın içinde olan bir tür menteşe.

İngilizce Pin money Türkçe anlamı, Pin money eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pin money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stipends : Aylık. Maaş (papaz için). Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için). Maaş. Burs. Ücret.

Spends : Etkisini azaltmak. Sperm dökmek (balık). Para harcamak. Sarfetmek. Tüketmek. Geçirmek (vakit). Harcamak.

Pocket money : Okul harçlığı.

Stipend : Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için). Maaş (papaz için). Vergin. Burs. Maaş. Ücret. Aylık.

Allowance : Müsaade. Göz önünde tutma. Avans (spor terimi). İndirim. Müsamaha. Handikap spor. Tolerans. Hesaba katma. Sağlanan para. İskonto.

Pin money synonyms : spending money.