Pocket money türkçesi Pocket money nedir

Pocket money ile ilgili cümleler

English: Ali receives a certain amount of pocket money from his wife every week. He puts whatever remains at the end of the week into his piggy bank.
Turkish: Ali her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.

Pocket money ingilizcede ne demek, Pocket money nerede nasıl kullanılır?

Pocket : Kese. Kesim. Cebine atmak. Duy. Cebe koymak. Cebine indirmek. Işıtacın vidalandığı ya da geçirildiği elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça. Gizlemek. Cebe atmak. Bastırmak.

Money : Bedel. Arpa. Tıkır (argo sözcük). Servet. Para kırmak. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ücret. Nakit. Patpat. Akçe.

Pocket battleship : Cep kruvazörü. Cep zırhlısı.

Pocket book : El çantası (amerikan ingilizcesi). Cep kitabı. Cüzdan. Cep defteri.

Pocket calculator : Cep hesap makinası. Küçük hesap makinesi. Cep hesap makinesi.

Pocket computer : Cep bilgisayarı.

İngilizce Pocket money Türkçe anlamı, Pocket money eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pocket money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spends : Sarfetmek. Sperm dökmek (balık). Para harcamak. Harcamak. Etkisini azaltmak. Geçirmek (vakit). Tüketmek.

 

Stipends : Aylık. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için). Burs. Maaş. Ücret. Maaş (papaz için).

Pin money : Cep harçlığı (kadın).

Allowance : Maaş. İndirim. Avans (spor terimi). İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Handikap spor. Tolerans. Gecikme, açık verme ya da herhangi bir dokunca nedeniyle alacaklısınca kabul edilen vazgeçme ya da indirim. Hoşgörü. İzin. Pay.

Stipend : Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için). Burs. Vergin. Aylık. Maaş (papaz için). Maaş. Ücret.

Pocket money synonyms : spending money.