Piniest türkçesi Piniest nedir

Piniest ingilizcede ne demek, Piniest nerede nasıl kullanılır?

Spiniest : Kılçıklı. Dikenli. Langust. Güçlüklerle dolu. Şaşırtıcı. İğneli. Çatallı.

Pinier : Çamlık. Çam gibi.

Spinier : Şaşırtıcı. İğneli. Güçlüklerle dolu. Langust. Çatallı. Kılçıklı. Dikenli.

Pinic : Pinik.

Pining : Burnunda tütmek. Derdinden tükenmek. Özlemek. Zayıf düşmek. İliştirme. Erimek.

Bevel pinion : Mahruti dişli. Küçük koni dişli.

Bevel gear pinion : Ayna dişli mahrutisi.

Pinite : Pinit. Sulu alüminyum potasyum silikat. Potasyum ve alüminyumun sulu silikatı.

Differential pinion : Diferansiyel küçük dişlisi. İstavroz dişlisi.

Pinioned : Kanat. Kanatlarının ucunu kesmek (kuşun uçmasını engellemek için). Kanatlarının ucunu kesmek. Küçük çark. İri kanat tüyü. Kanat tüyü. Elini kolunu bağlamak. Yedi katlı. Kolunu kanadını kırmak. Kollarını bağlamak.

İngilizce Piniest Türkçe anlamı, Piniest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piniest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Job : İş. Görev. Kiraya vermek. Zorluk. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Kiralamak. Ufak tefek işler yapmak. Güçlük. Meslek. Yapılması güç şey.

Canon : Kilise heyeti üyesi. Kilise yetkililerinin çıkardığı bir kanun. İlke. Dini nizam. Ölçüt. Kriter. Genel kural. Bir katedrale bağlı olan papaz. Kanun. Kanon.

 

Hothouse : Sıcak sera. Limonluk. İklim ve diğer dış etkilerin olumsuzluklarının kaldırılması veya azaltılması için cam, naylon veya benzeri malzeme kullanılarak oluşturulan tarımsal üretim alanı. Sera. Ser.

Hierarch : Başpapaz. Başpiskopos. Baş piskopos. Baş papaz.

Roll over : Teslim olmak. Pes etmek. Devrilmek. Takla atmak. Uyum sağlamak. Yuvarlanmak. Bir taraftan öbür tarafa yuvarlanmak. Daha uzun vadeli bir işleme dönüştürmek. Mahkum arkadaşını satmak. Baş veya boyun eğmek.

Pineries : Çam ormanı. Ananas bahçesi.

Fund : Para kaynağı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık. Sermaye. Yatırım yapmak. Stok. Fon. Özel yatırım. Birikim. Yedek anamal.

Piney : Çam ağaçlarıyla kaplı.

Confessor : İtirafçı. Günah çıkartan papaz. Günah çıkaran papaz. Tehlike karşısında dinini inkar eden kimse.

Vicar : Piskopos vekili. Papaz yardımcısı. Vekil. Papaz (anglikan kilisesinde). Mahalle papazı. Bölge papazı.

Piniest synonyms : monsignor, domestic prelate, high priest, man of the cloth, piny, pontifex, holy order, clergyman, bishop, pinery, reverend, speculate, buy into, place, commit, order, father, prelate, hothouses, drop, priestess, tie up, shelter, glass house, primate, padre, pinier, archpriest, spend, celebrant, expend, put.

 

Piniest zıt anlamlı kelimeler, Piniest kelime anlamı

Layman : Hukukçu olmayan kimseler. Meslekten olmayan. Laik. Rahip olmayan kimse. Ruhban sınıfından olmayan kimse. Bir mesleğin yabancısı. Meslekten olmayan kimse. Laik kimse. Ruhani sınıftan olmayan kimse. Avukatlık mesleğine mensup olmayanlar.

Divest : Çıkarmak. Kurtulmak. Mahrum etmek. Verilen hakkı geri almak. Soymak. Görevden almak. Elden çıkarmak. Yoksun bırakmak.