Canon türkçesi Canon nedir

  • Kilise kanunu.
  • Bir katedrale bağlı olan papaz.
  • Kilise yetkililerinin çıkardığı bir kanun.
  • Dini liste.
  • Kriter.
  • Nizam.
  • Genel kural.
  • Kilise heyeti üyesi.
  • İlke.
  • Kanon (müzik terimi).
  • Kanon.
  • Kanun.
  • Azizler listesi.
  • Dini nizam.
  • Kutsal kitaplar.
  • Kanon müzik.
  • Ölçüt.
  • Kırk sekiz puntoluk harf.
  • Düzen.

Canon ingilizcede ne demek, Canon nerede nasıl kullanılır?

Canon law : Şeri kanun. Ahkam ı diniye. Kilise hukuku. Kilise kanunu. Fıkıh. Kanun. Katolik kilise hukuku.

Canoness : Dini bir kuruluşa üye olan kimse. Dinsel kadın topluluğu üyesi.

Canonic : Hristiyan kilisesi kuralları ile alakalı. Doğal. Kanuni. Genel biçim. Kanonik. Yasal. Kilise kanunlarına göre belirlenen.

Canonical : Standart. Kanuni. Kanonik. Helal. Kilise kanununa göre belirlenen. Kurallara uygun. Kuralsal. Kutsal kitapta geçen. Kilise hukukuna ait. Doğal.

Canonical basis : Doğal taban. Kanonik taban.

Canonical disequilibrium model : Kanonik eşitsizlik modeli.

Canonical books : Kilise kanunu.

Canonical filtration : Kanonik süzme.

Canonical homomorphism : Doğal benzeryapı dönüşümü. Kanonik homomorfizma.

Canonical correlation : Kanonik korelasyon. Kanonik ilgileşim. Asal ilişki.

İngilizce Canon Türkçe anlamı, Canon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Canon law : Kilise hukuku. Şeri kanun. Ahkam ı diniye. Fıkıh. Katolik kilise hukuku.

Regularity : Düzgünlük. Kurala uygunluk. Düzenli olma. Düzenlilik. Düzenli biçimde olma. Doğruluk. İntizam. Sık sık yinelenen ve belli bir nedensellik bağı içerdiği izlenimini veren sürgit ya da süreğen oluşum.

Legi : Yasa. Kural.

Ordinance : İçtüzük. Ferman. Karar. Ayin. Kural. Emir. Yasa. Hüküm. Talimatname. Yazgı.

Guideline : Anahatlar. Yönerge. Uçak kılavuz ipi. Prensip. Standart kural. Hat. Ana hatlar (bir projedeki). Ana hatlar. Genel bilgi.

Gospel : Hakikat. Müjde. Hristiyanlığın esasları. İncil. Hz isa´nın öğrettikleri. Dört incil´den biri. Gerçek. Asıl gerçek. Bir inanç sisteminin temel ilkeleri.

Enactments : Kararname. Buyruk. Sunum. İrade. Kanun yapma. Emir. Konunun kabulü. Mizansen. Kanunun kabulü.

Method : Metod. Bilgisayar, eğitim, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yordam. Bir sorunu çözüme götürmek için geliştirilen yollar. İnceleme konusunun anlıksal düzeyde çoğaltımını yapmaya dayalı dizgesel, düzenli bilgi edinme yolu. Tarz. Yol. Teknik. Çağdaş oyunculuğun kurucusu stanislavski yöntemi için kullanılan sözcük. bk. stanislavski dizgesi. Tertip.

Code : Şifreyle yazmak. Kanun haline getirmek. Yasa. Nice. Şifre ile yazmak. Kod. Numaralamak. Düğüm. Nesneleri ya da bilgileri belirleyen ya da tanımaya yarayan sayısal simge. bk. niceleme.

Criterion : Ayırıcı özellik. Bir yargıya varmak ya da değer biçmek için başvurulan ilke. Mikyas. Özde bir olan konuların karşılaştırılması sırasında temel alınan ölçü veya ölçüler. Ayıraç. Değerlendirme ölçütü. Niteliksel ya da niceliksel bir karşılaştırmayı ve ayırımı güvenle yapmaya yarayan kavram ya da ölçünlü düzgü (norm). bir etkinliği ya da nesneyi değerlendirirken baş vurulan ölçü ya da ana kural. bir testin değerlendirilmesine yarayan ölçün. Belli bir tip üzere yapılmış, ölçü, belirgin özellik, nitelik, nicelik ve değerin belirli ölçüsü.

 

Canon synonyms : array, gauges, contexture, laws, cause, keynoted, doctrines, accommodation, chicanery, regularities, coordinations, yardsticks, guidelines, law, rule, deceptions, prescript, cosmoses, element, criterions, kannon, system, gauge, convention, criteria, enaction, cosmos, keynotes, arraying, tests, lawings, benchmarks, coordination.

Canon ingilizce tanımı, definition of Canon

Canon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A law or rule.