Pisolite türkçesi Pisolite nedir

  • Taneli kireç taşı.
  • İç içe özdeksel zarlarla yapılı, elipsi ya da yuvarsı bezelye tanesi boyunda ayrı çökelti.
  • Bezelye taşı.
  • Pisolit.
  • İşemek.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Mercimek taşı.
  • Çiş.
  • Sidik.

Pisolite ingilizcede ne demek, Pisolite nerede nasıl kullanılır?

Pisotyhphen : Vücutta salıverilen serotoninin etkilerini inhibe ederek etkiyen ve özellikle karsinoid tümörlü hastalarda kullanılan bir ilaç. Pizotifen.

Episode : Vaka. Dilim. Perde. Olay. Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay. Parça. Bölüm. Zaman dilimi. Oluntu. Tefrika.

Episodes : Bölüm. Olay. Perde. Kısım.

Episodic : Bölümlerden oluşmuş. Süreksiz. Aralıklı. Olaylı. Epizodik. Olaylara dayanan. Episodik.

Episodic technique : Tiyatro yapıtının, sürekli gelişimi sağlayan bölümlerle değil de, kendi basma tamamlanmış birimlerle ve duraklarla kurulduğu yöntem, ilk kez ortaçağ'ın dinsel oyunlarında izlenen bu yönteme çağımızda dışavurumcu oyunlarda, belgesel tiyatroda ve epik tiyatro yapıtlarında rastlanır. Bir tiyatro yapıtını perdelerle değil de, duraklarla (tablolarla) kurma yöntemi. ilk kez orta çağda dinsel oyunlarda görülmüştür. ekspresyonist ve anlatımcı (epik) tiyatro yapıtlarında bu yöntem izlenir. Durak yöntemi.

 

Episome : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hem konakçı hücrenin kromozomuyla birleşebilen hem de bağımsız olarak bulunabilen plazmit. Bakteri kromozomu ile geçici olarak bütünleşebilen ve bakteride kendini kopyalayan plazmit. Epizom.

Episodical : Ayrı ayrı bölümlerden oluşmuş.

Episodically : Ayrı ayrı olaylardan meydana gelmiş şekilde. Olaysal biçimde. Aralıklı birşekilde. Biribirne bağlı çeşitli olaylar neticesinde. Tesadüfen. Periyodik olarak. Epizodik olarak. Şans eseri.

Episomal : Epizomal.

Episomally : Epizomal şekilde.

İngilizce Pisolite Türkçe anlamı, Pisolite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pisolite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Peed : İdrarını yapmak. İdrar. (küçük) tuvaletini yapmak. Çiş yapmak.

Pee pee : Çocuk dilinde çiş. Su dökmek. Çocuk dilinde çiş yapmak. Çişini yapmak. Çişini etmek. Çiş yapmak. Ufak su dökmek.

Excreta : Ekskreta. Salgılar. Çıkartı. Dışkı. Pislik. Vücut dışkısı. Ter. Salgı.

Pisses : Çiş yapmak.

Piss : Çiş yapmak. Bira. İdrar.

Urinary : İdrara ait. Sidiğe ilişkin. İdrar (ile ilgili). Ördek. İdrar. İdrarla ilgili, idrar bulunduran. İdrar torbası. İdrarla ilgili. İdrar kabı.

Single out : Aralarından seçmek. Ayrı tutmak. Belirlemek. Seçmek. Seçip ayırmak. Seçmek (diğerlerinden birini). Ayırmak. Birer birer almak.

Make water : Çişini etmek. Su dökmek. Ufak su dökmek. Çişini yapmak. Küçük su dökmek. Çiş yapmak.

Pisolite synonyms : preisolate, wee wee, algonkian, insulate, ghettoize, quarantine, lant, acrozone, discriminate, ghettoise, agricultural geology, weeweeing, pees, piddle, weewee, withdraw, passed water, acquire, peeing, abysal environment, sequester, urinaries, piddled, maroon, abrasive power, abyss, adventive cone, micturate, peastone, seclude, hit and miss, pee, alkali rocks.

 

Pisolite zıt anlamlı kelimeler, Pisolite kelime anlamı

Impoliteness : Nezaketsizlik. Terbiyesizlik. Kabalık. İzansızlık.

Impolite : İncitici. Görgüsüz. İnceliksiz. Kaba. Terbiyesiz. Nezaketsiz.

Unrefined : Damıtılmamış. Arıtılmamış. Tasfiye edilmemiş. Kaba. Ham.

Pisolite ingilizce tanımı, definition of Pisolite

Pisolite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also peastone, peagrit. A variety of calcite, or calcium carbonate, consisting of aggregated globular concretions about the size of a pea.