Placement service türkçesi Placement service nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Üniversite, akademi ve yüksek okullara giriş koşulları, açık işler, burs yarışmaları gibi konularda bilgi toplayıp bunları öğrencilere duyuran, istedikleri yüksek okul ve işlere girmelerinde onlara yol gösteren okul kılavuzluk bölümü.
  • Yerleştirme bölümü.

Placement service ingilizcede ne demek, Placement service nerede nasıl kullanılır?

Placement : Para yatırma. Yatırım. Paranın gelir getirici bir alacağa, taşınır ya da taşınmaz değerlere bağlanması. bk. mali yatırım. Getirim. Yerine koyma. Ismarlama. Yatırma (para). Koyma. Atama. Plasman.

Service : Müşteriye bakmak. Bakim yapmak. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toptan sonra yeniden oyuna başlamak için yapılan atış. Servis. Bakımını yapmak. Servis sağlamak. Hizmet etmek. Tamir etmek. Başlama atışı. Yardım etmek.

Placement policy : Yerleştirme ilkesi.

Placements : Yatırma (para). Bankanın kredi vermesi. Koyma. Yerleştirme. Sıralama. Para yatırma. Atama. Yerine koyma. Ismarlama. Yatırım.

Accommodation service : Öğrenci barınma hizmeti. Öğrenci konaklama hizmeti.

Active service : Muvazzaflık. Fiili hizmet. Muvazzaf hizmet. Muvazzaf asker olarak yapılan askeri hizmet (yedek askerin aksine olarak). Muvazzaf askeri hizmet. Askerlik hizmeti. Faal görev. Faal hizmet. Askeri hizmeti. Aktif hizmet.

 

İngilizce Placement service Türkçe anlamı, Placement service eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Placement service ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abulia : İrade yitimi. İstenç yitimi. İrade kaybı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abulya. Abuli. İstem yitimi. Kayıtsızlık.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Academic year : Ders yılı. Eğitim öğretim yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Academy : Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksekokul. Yüksek okul. Bilim adamları topluluğu. Okul. Akademi. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu.

 

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi. Renk körlüğü.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Placement service synonyms : a priori knowledge, academic preparation, accustoming, abstract intelligence, achievement tests, abnormal child.