Playgoers türkçesi Playgoers nedir
- Tiyatro meraklısı.
- Tiyatro seyircisi.
- Tiyatrosever.
- Tiyatro izleyicisi.
- Tiyatro düşkünü.
Playgoers ingilizcede ne demek, Playgoers nerede nasıl kullanılır?
Playgoer : Tiyatrosever. Tiyatro meraklısı. Tiyatro seyircisi. Tiyatro izleyicisi. Tiyatro düşkünü.
Playgoing : Tiyatroya gitme alışkanlığı.
Playgirl : Eğlence meraklısı zengin kız. Eğlence meraklısı kız.
Playgirls : Eğlence meraklısı kız. Eğlence meraklısı zengin kız.
Playground : Çocukların oyun alanı. Çocuk parkı. Kentlerde oturma alanlarına yakın, taşıt gidiş gelişine kapalı, çocukların oynamaları için türlü gereçlerle donatılmış açık ve yeşil alan türü. Oyun alanı. Oyun parkı. Oyun yeri. Çocuk oyun alanı. Oyunyeri. Park. Oyun sahası.
Playgroups : Anaokulu. Oyun grubu.
Adventure playground : Serüven alanı.
Playgroup : Anaokulu. Oyun grubu.
Playground apparatus : Açık hava oyun araçları. Çocukların açık havada oynadığı salıncak, tırmanma merdiveni, kaydırak, tünel ve kum havuzu gibi araçlar.
Playgrounds : Oyun alanı. Okul bahçesi. Oyun bahçesi. Oyun alanları.
İngilizce Playgoers Türkçe anlamı, Playgoers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Playgoers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Spectator : Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. İzleyici. Seyirci. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Bireyciı ya da kümecil oyun yordamında toplumsal ya da yaygın kanıları yansıtan ve tepki ya da davranışlarıyla oyunun yaşam koşulları içinde gerçekleşmesini sağlayan katılımcı, bk. kümeölçüm. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Theatergoer : Tiyatroseverler.
Watcher : Gözcü. İzleyici. Seyirci. Bakıcı. Bekçi.
Theatregoer : Tiyatroseverler.
Theatre lover : Tiyatro tutkunu. tiyatro sanatına sıkıca bağlı, tiyatro kültürü edinmiş kişi.
Viewer : Seyirci. Bakımlık. İzleyici. Filmin posta kartı büyüklüğünde camdan görüntülük üzerinde izlenmesini sağlayan aygıt. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Görüntüleyici. Vizyonöz. Denetçi. Gösterim odasında filmi izleyerek görüntülerinin, sesinin, renginin kusursuz olup olmadığını, çizik, çizinti, vb. bulunup bulunmadığını inceleyerek deneti gerçekleştiren, düzeltilmesi gereken aksaklıkları ilgili bölüme bildiren kimse. Sınalgı izleyen kimse.
Looker : İzleyici. Seyirci. Güzel ve çekici kız. Fıstık veya piliç veya çok çekici kız.
Groundling : Üstünkörü sığ. Değerlendirici olmayan. Sığ. İnce düşünmeyen. Yüzeysel. Derinlemesine düşünmeyen.
Witness : Bir olayın gidişini gören kişi. bir olayı tanıtlamak için yargı yerine çıkan ya da bir belgit ve sözleşmenin altına yazılan tanık. Tanıklık etmek. Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme. Tanık olmak. Tanıklık. Onaylamak. Sahne olmak. Şahitlik etmek. Kabul etmek. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
Playgoers synonyms : theatre goer, playgoer, theatergoers, audience, first nighter.

Bu kısımda Playgoers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Playgoers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Playgoers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Playgoers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.