Plazmolizis nedir, Plazmolizis ne demek

Plazmolizis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir bakteri hücresi hipertonik çözeltiye bırakıldığında, bakteri sitoplazmasının hücre duvarından ayrılarak büzülmesi.

Plazmolizis tanımı, anlamı

Plazmoliz : Hücre protoplazmasının su kaybı nedeniyle büzüşmesi

Hipertonik çözelti : Basıncı izotonik eriyik basıncından yüksek, vücut sıvılarının ozmotik basıncına oranla daha yüksek ozmotik basınca sahip eriyik.

Hücre duvarı : Sadece bitki hücrelerinde hücre zarının dışında bulunan ve hücreyi dış etkenlerden koruyan cansız yapı, hücre çeperi.

Hipertonik : İzotonik bir sıvıdan daha yüksek ozmotik basınca sahip olan. Bir hücrenin ozmotik kuvvetinden yani 300 mOsm'den daha yüksek ozmotik basıncı sebebiyle ozmozdan dolayı suyun hücreden çıkışına sebep olan ortam. Kandan daha yüksek osmotik basınca sahip olan çözelti. Ozmotik basıncı, hücrenin ozmotik basıncından yüksek olan. Vücut sıvılarının ozmotik basıncına oranla daha yüksek ozmotik basınca sahip olan. İzotonik bir sıvıdan daha yüksek osmotik basınca sahip olan.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

 

Büzülme : Büzülmek işi.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Hiper : Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Duva : Dua.

Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Plazmolizis anlamı nedir?

İngilizce'de Plazmolizis ne demek ? : plasmolysis