Pleasures türkçesi Pleasures nedir

Pleasures ile ilgili cümleler

English: He regards women as disposable pleasures rather than as meaningful pursuits.
Turkish: O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor.

English: Food is one of the great pleasures in life.
Turkish: Yemek hayattaki büyük zevklerden biridir.

English: Books add to the pleasures of life.
Turkish: Kitaplar yaşamın zevklerini artırır.

English: Don't deprive yourselves of the pleasures of life.
Turkish: Hayatın zevklerinden kendinizi mahrum etmeyin.

English: He is always dwelling on the pleasures of the past.
Turkish: Sürekli nostaljik düşüncelerin içinde kayboluyor.

Pleasures ingilizcede ne demek, Pleasures nerede nasıl kullanılır?

Carnal pleasures : Cinsel zevkler. Şehvet hazzı.

Displeasures : Memnuniyetsizlik. Beğenmeme. Hoşnutsuzluk. Kırılma. Öfke. Gücenme. Hoşa gitmeme. Kızma.

Take pleasure in : Zevk almak. Haz almak.

At pleasure : İstenildiği gibi. Tecimde malın isteğe uygun biçim, ağırlık ve değerde olduğunu belirtmek için kullanılan deyim.

Derive pleasure : Sevdi. Zevk aldı. Zevk duymak. Hoşlandı. Keyif aldı. Zevk almak.

Man of pleasure : Keyif ehli. Zevkine düşkün tip.

Feel pleasure : Haz duymak.

 

Do somebody a pleasure : Kıyak yapmak. Sevindirmek.

Lady of pleasure : Kaltak. Ücret karşılığı seks hizmeti veren kadın. Fahişe. Sürtük. Orospu.

Fond of pleasure : Zevkine düşkün.

İngilizce Pleasures Türkçe anlamı, Pleasures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pleasures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Edicts : Buyruk. Hüküm. Ferman. Emir. Bildiri. Tebliğ.

Gratifications : İftihar. Para ödülü. Tatminkar. Hoşnutluk. Ek ödeme. Zevk veren şey. İkramiye.

Health : Sağlık. Dirlik. Esenlik. Sıhhat. Beden sağlığı. Can sağlığı. Sağlamlık. Sağlık durumu. Afiyet.

Enchantment : Sihir. Cazibe. Cezbetme. Büyü. Afsunculuk. Büyüleme.

Cheer : Bağırarak yüreklendirmek. Bağırış. Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek. Neşelendirmek. Sevinçle bağırmak. Umutlandırmak. Destekleyici şekilde bağırmak. Teşvik etmek. Ferahlamak. Keyiflendirmek.

Joyousness : Neşe. Şenlik. Neşelilik. Sevindircilik. Sevinçlilik. Hoşnutluk.

Freedoms : Özgürlük. Laubalilik. Açık sözlülük. Seçme hakkı. Fahri üyelik. İstiklal. Bağımsızlık. Hürriyet. Muafiyet.

Funning : Eğlenme. Oyunculuk. Neşe. Eğlenmek. Şaka etmek. Alay. Şaka. Gırgır. Eğlence.

Self control : Soğukkanlılık. İrade gücü. Kendini kontrol etme. Kendine hakim olma. Özdenetim. Kendine hakimiyet. Kendini tutma.

Claim : Sav. İddia. Talep etmek. Almak. Hak talep etmek. Israr etmek. Dava açmak. Hak. Talepte bulunmak. İstemek.

Pleasures synonyms : positive stimulus, sexual pleasure, pleasance, contentedness, indulgences, humor, complacence, pleasantness, calling, healths, appetite, indulgence, delightfulness, exhilaration, spine, amusements, enjoyments, glee, enchantments, amusement, decision, freedom, happiness, adjurations, ecstasies, alacrities, elation, elations, feeling, gladship, fleshpots, avidities, aspirations.

 

Pleasures zıt anlamlı kelimeler, Pleasures kelime anlamı

Unpleasantness : Tatsızlık. Hoş olmayan durum. Nahoşluk. Kavga.

Pain : Kırmak. Ağrı. Baş belası. İncitmek. Kalbini kırmak. Sızı. Canını yakmak. Acıtmak. Istırap. Üzmek.

Inactivity : Durgunluk. Etkisizlik. Hareketsizlik. Avarelik. Tesirsizlik. Üşengeçlik. Tembellik.