Plums türkçesi Plums nedir

Plums ile ilgili cümleler

English: How many plums are there?
Turkish: Kaç tane erik var?

English: These plums are ripe.
Turkish: Bu erikler olgun.

Plums ingilizcede ne demek, Plums nerede nasıl kullanılır?

French plums : Kuru erik. Erik kurusu.

Get the plums : Yağlı kuyruğa konmak.

Sugarplums : Bonbon. Şeker kaplı meyve. Pohpohlama. Şekerleme.

Plum sawfly : Meyveyi oluşum sırasında kurtlandırıp dökerek özellikle caneriği bahçelerine büyük zarar veren zarkanatlı böcek. Erik yaprakarısı.

Plum tree : Erik ağacı.

Plumages : Tüyler (kuşa ait). Süslü elbise. Kuşun tüyleri. Kuş tüyleri. Tüyler (kuş). Tüylü elbise.

Plum : Kuşüzümü. İkramiye. Kıyak iş. En iyisi. Arzulanacak şey. Şekerleme. Erik. Ballı lokma. Beklenmedik kazanç.

Sugar plum : Şekerleme.

Plumb : Gayet. Ölçmek (derinlik). Çekül. Doğrultmak. Anlamaya çalışmak. Adamakıllı. Derinlemesine araştırmak. Dikine. Düşey olarak. İskandil etmek.

Cherry plum : Kirazeriği.

İngilizce Plums Türkçe anlamı, Plums eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emolument : Vergin. Temettü. Ücret. Maaş. Gelir. Aylık (maaş vb). Kazanç. Aylık. Hizmet karşılığı ödenen her türlü resmi olmayan ücret ve ek ödemeler.

 

Flagship : Amiral gemisi. Sancak gemisi. Mükemmeli. Bir şirket grubundaki en önemli şirket.

Lagniappes : Satın alınan malla beraber verilen hediye. Satın alınan bir ürünün yanında verilen hediye. Armağan. Alışveriş yapıldığında yanında verilen hediye. Hediye.

Indemnity : İşçilerin belirli ücretleri dışında kendilerine verilmekte olan dinlence, bayram ücretleri, güvence ve yaşlılık vb. karşılığı ödemeler. Tazmin. Cezasını affetme. Tazminat. Kefalet. Güvence. Dokuncalı olaylar sonuçları karşılanılmak amacıyla yapılan ödemeler. Garanti. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Greengages : Yeşil erik. Bardakeriği. Frenkeriği.

Bounty : Cömertçe verilmiş şey. İhsan. Bağış. Hediye. Ödenek. Semahat. Armağan. Prim. Cömertlik.

Bounties : Hediye. Cömertlik. Prim. Bağış. Armağan.

Greengage : Yeşil erik. Frenkeriği. Bardakeriği.

Bonification : Düzelme. Bankalarda tasfiyeye uğramış alacaklar arasında, ödemelerini düzenli yapmış, ancak borçları ödeyememezlik durumuna düşmüş iyi niyetli borçlulara uygulanan taksit kolaylığı ile faiz ve komisyon indirimi. vergi bağışıklığı, bir verginin kaldırılması veya dışsatımı özendirmek amacıyla bazı dışsatım mallarının vergi dışı bırakılması. alıcıların uğrayabileceği zararı karşılamak amacıyla ya da fazla miktarda mal satınalanlara satıcının ilave olarak bedelsiz verdiği mal ya da yaptığı fiyat indirimi. sigorta şirketinin hesap dönemlerinde, acenteden alacağı bedelin bir kısmını indirmesi. Düzeltme. İndirim. Geliştirme. İskonto. Ödeme. İhraç sübvansiyonu.

 

Best of the bunch : Bütün grubun en iyisi. En tepedeki kaymak. Kaymağın kaymağı. Kaymak tabaka.

Plums synonyms : at best, bonanza, chubby, bests, better yet, gratuities, at the best, bonuses, fat, currant, lychees, ballocks, gratifications, best, adaptive expectations theory, windfall profit, bonanzas, clean, conkers, honeys, emoluments, bonus, knackers, testes, gratuity, archest, blackcurrant, blackcurrants, honeying, besting, first rate, plum, honey.

Plums zıt anlamlı kelimeler, Plums kelime anlamı

Thin : Seyreltmek (bitkileri). Seyrekleşmek. İnceltmek (sıvıyı). Seyrek. Seyrelmek. İncelmek. Sudan. Cıvık. Cılız. İnceltmek.

Plums antonyms : unfeathered.