Pointing türkçesi Pointing nedir

Pointing ile ilgili cümleler

English: Are you pointing at me?
Turkish: Bana mı işaret ediyorsunuz?

English: His new movie is disappointing.
Turkish: Onun yeni filmi hayal kırıklığına uğratıcıdır.

English: Thanks for pointing that out.
Turkish: Onu gösterdiğin için teşekkürler.

English: I'm pointing the finger at his mistake.
Turkish: Onun hatasını işaret ediyorum.

English: Thanks for pointing this out.
Turkish: Buna işaret ettiğin için teşekkürler.

Pointing ingilizcede ne demek, Pointing nerede nasıl kullanılır?

Pointing device : İşaret aygıtı. Gösterme aygıtı.

Built in pointing device : Portatif bir bilgisayarın kasasına bağlı hareketli küçük top (eski mouse'ların içerisindeki küçük top benzeri) veya joystick.

Microsoft pointing device driver : Microsoft gösterme aygıtı sürücüsü.

Direct pointing : Görerek nişan.

Appointing : Belirlemek. Tayin etmek. Tayin eden. Kararlaştırmak. Atama. Dayayıp döşemek. Atamak. Saptamak. Döşemek.

Be dealt a disappointing defeat : Beyhude bir yenilgi yaşamak. Hayal kırıklığına uğratan bir yenilgiyle cebelleşmek.

Pointiest : Sivri. Noktalı.

Reappointing : Yeniden atamak.

 

Disappointing : Düş kırıklığına uğratıcı. Moral bozucu. Ters. Hayal kırıklığına uğratan. Heves kırıcı. Umut kırıcı. Umudunu boşa çıkaran. Hayal kırıklığı yapan. Düş kırıklılığına uğratıcı. Hayal kırıklığına uğratıcı.

Outpointing : Açık farkla yenmek. Büyük fark atmak. Daha fazla puan almak. Fark atmak. Daha fazla orsa seyri yapmak.

İngilizce Pointing Türkçe anlamı, Pointing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pointing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plotting : Gözlemleri konumsal değerlerine göre bir eksenler dizgesine yerleştirme. Kumpas kurmak. Plan üzerinde işaretlemek. Planını çıkarmak. Kroki üzerinde göstermek. Plotin. Krokisini çizme. Parsellemek. Çizim yapma. Eğri çizme.

Butts : Tos. Dip kısım. Maskara. Hedef. Popo. Sap. Dipçik. Kafa atma. İzmarit.

Best of breed : Türünün en iyisi. Seçilenlerin en kalitelisi. En çok tavsiye edilen seçenekler.

Inkling : İşaret. Kuşkulanma. Sezme. Seziş. İpucu. Kestirme. İma. İz.

Opting : Yeğlemek. Tercih etme. Tercih etmek. Seçmek. Karar kılmak.

Impeachments : Mahkemeye verme. Kabul etmeme. Görevi kötüye kullanma suçlaması. Memurun itham edilmesi. Şüphe. İtham. Suçlama.

Arrayal : Oluşum. Dizme. Tertip etme. Giydirme. Sergi. Giyim. Kıyafet.

Eclectic : Derleme. İktitafçı. Eklektik. Derleyen. Çeşitli sistem ve kaynaklardan derlenmiş. Seçmeci. Seçmeli. Dermeci. Seçen.

Distinction : Ayırt etme. Şan. Yükselme. Saygınlık. Şeref. Ödül. San. Ayırma. Ayrı tutma.

Pointing synonyms : fingerpointing, olition, imputation, affiance, excerpting, evincing, affiances, exhibition, designations, displaying, doubted, mistrusting, choosing, disbeliefs, grouting, stippling, badge, inklings, baring, punctuation, betrothal, choicer, directing, misgiving, indicating, dotting, eclectics, display, disbelief, affiancing, device, desponsation, badges.

 

Pointing ingilizce tanımı, definition of Pointing

Pointing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of sharpening.