Poisonous türkçesi Poisonous nedir
Poisonous ile ilgili cümleler
English: Am I polishing the poisonous apples?
Turkish: zehirli elmaları parlatıyor muyum?
English: Hold your breath! It's poisonous gas.
Turkish: Nefesinizi tutun! Bu zehirli gaz.
English: Even poisonous snakes will only attack if they feel threatened.
Turkish: Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.
English: Carbon monoxide is a poisonous substance formed by the incomplete combustion of carbon compounds.
Turkish: Karbon monoksit karbon bileşiklerinin tam yanmamasından oluşan zehirli bir maddedir.
English: Ali isn't afraid of snakes, even poisonous ones.
Turkish: Ali yılandan korkmaz, zehirlilerinden bile.
Poisonous ingilizcede ne demek, Poisonous nerede nasıl kullanılır?
Poisonous gas : Ağılı uçun. Zehirli gaz. Zehirleyici gaz.
Spirit of poisonous hemlock : Konin. Ağılı baldıran ruhu.
Poisonously : Zehirli bir şekilde. Fesatça.
Poisonousness : Zehirlilik.
Nonpoisonous : Toksik olmayan. Zehirli olmayan. Zehirsiz. Ağısız.
Burnable poison : Tükenebilen zehir. Nötron yutucu. Bir reaktörün reaktifliğinde oluşan süreli değişimlerin denetlenmesi amacıyla, reaktör içine istemli olarak konulan nükleer zehir. Yanabilir zehir. Tükenebilir reaktör zehiri. Tüketilebilen zehir. Yanabilen zehir.
Enzyme poison : Enzimlerin aktifliğini sürekli durdurabilen madde. Enzim zehiri.
Poison oak : Bir tür zehirli sumak.
Poison fang : Zehirli diş. Zehir dişi.
Poison sumac : Bir tür zehirli sumak.
İngilizce Poisonous Türkçe anlamı, Poisonous eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Poisonous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Despiteful : Kindar. Nispetçi. Şeytani. Fena.
Poisoned : Zehirlenmiş. Zehir katmak. Zehir vermek. Zehirlemek.
Evil minded : Art niyetli. Kötü kalpli.
Toxicants : Zehirli madde. Zehirleyici. Toksik madde. Ağı.
Jaundiced : Sarılıklı. Kıskanç. Önyargılı. Karamsar. Hoşnutsuz. Düşmanca. Kuşkulu. Güvenilmez. Sarılık olmuş.
Beastlier : Çirkin. Hayvan gibi. Kaba. Sevimsiz. Hayvanca. İstenilmeyen. Sevilmeyen. Beğenilmeyen.
Cruddy : Kirli. Kalitesi. Bir işe yaramaz. Tiksindirici. Çok pis.
Contagious : İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim. Yayılan. Geçici. Kontajiyöz. Mikroplu. Hastalık bulaştıran (insan). Bulaşıcı. Hastalık bulaştıran.
Black : Morarmış. Morartmak. Karalayıcı. Kızgın. Kararmak. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Zenci. Siyahlatmak. Koyu.
Poisonous synonyms : ill intentioned, dark side, factious, depravement, miasmal, barretor, brattiest, corruption, appaling, beastliest, corruptions, black hearted, bad, awed, miasma, ill disposed, abhorrent, clarty, abominable, agitator, baneful, inedible, abuse, dispiteous, brattier, hellraiser, barfy, malicious, malevolent, vicious, amiss, abysmal, ill affected.
Poisonous zıt anlamlı kelimeler, Poisonous kelime anlamı
Edible : Yenilebilir. İnsan gıdası olarak kullanabilen. Yemlerin yenebilen kısımları. Yemeklik. Yenir. Yenebilir. Yenilen. Yenmesinde sakınca olmayan. Yiyecek.
Poisonous antonyms : unmalicious.
Poisonous ingilizce tanımı, definition of Poisonous
Poisonous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Noxious. Having the qualities or effects of poison. Baneful. Corrupting. Venomous.

Bu kısımda Poisonous kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Poisonous ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Poisonous anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Poisonous ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.