Polarizations türkçesi Polarizations nedir

Polarizations ingilizcede ne demek, Polarizations nerede nasıl kullanılır?

Polarization current : Polarizasyon akımı.

Polarization error : Kutuplaşma hatası. Polarma hatası. Polarizasyon hatası. Ucaylanma hatası.

Polarization of light : Bk. ucaylanma. Birbirine dik iki düzlemde titreşerek birlikte yayılan ışığın ayrılarak iki doğrultuda yayılması ve böylece her doğrultuda tek bir titreşim düzleminin bulunması olayı. Işık ucaylanımı. Işık kutuplaşması. Işık polarizasyonu. Işık ucaylanması. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır.

Polarization potential : Kutuplaşma gerilimi. Ucaylanım erkili. Ucaylanma gerilimi. Üşerçözüksel süreçlerle oluşan ve olayın gelişmesi ile büyüyen karşı yük-süren kuvvet: ucaylanımın gerilimi tutarı. Kutuplanma gerilimi.

Polarization theory : Kutuplaşma kuramı. Kutuplaşma teorisi. Gelişmiş ülke ile az gelişmiş ülke arasında serbest ticarete dayanan bir iktisadi birlik oluşturulması durumunda, az gelişmiş ülkelerin sanayilerinin ileri teknoloji ve büyük sermayeye sahip gelişmiş ülke mallarıyla rekabet edememesi ve az gelişmiş ülkelerde zaten kıt olan nitelikli emeğin de daha yüksek gelirler nedeniyle gelişmiş ülkelere göç etmesine bağlı olarak zengin ülkenin daha zengin, yoksul ülkenin ise daha yoksul duruma geleceğini ileri süren ve gunnar myrdal tarafından geliştirilen kuram.

 

Electrical polarization : Elektriksel kutuplanma. Elektriksel ucaylanma.

Concentration polarization : Konsantrasyon polarizasyonu. Derişim ucaylaması. Yoğunlaşma polarizasyonu.

Angle of polarization : Ucaylanma polarma açısı. Polarizasyon açısı. Ucaylanma. İçyükül bir ortam yüzeyinden ışığın tümüyle ucaylanmış olarak yansıması içki gerekli geliş açısı. Ucaylanma açısı. Polarma açısı. Ucaylanım açısı.

Dielectric polarization : Dielektrik kutuplanma. Dielektrik ucaylanması. İçyükül ucaylanması.

Cross polarization : Çapraz polarizasyon. Çapraz kutuplaştırma.

İngilizce Polarizations Türkçe anlamı, Polarizations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polarizations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Polarizing : Kutuplaştırmak. Kutuplaştıran. Polarize eden. Ucaylayıcı. Polarize edici. Polarizan. Polarize etmek.

Condition : Kondisyon. Koşullamak. Konum. Medeni durum. İyi bir hale getirmek. Toplumsal durum. İkmal. Alıştırmak. Vaziyet. İyi bir kondisyona getirmek (oyuncuyu).

Polarising : Ucaylayıcı. Kutuplaştıran. Polarize eden. Polarizan. Polarize edici.

Status : Yasal durum. Statü. Değerge. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Durum. İçtimai vaziyet. Konum. Rol. Mevki.

Polarities : Ucaylılık. Kutupların mantyetik niteliği. Kutupların manyetik niteliği. Bir mıknatısın kutupları gibi çekme veya itme özelliklerine sahip olma. Kutupluk. Yoğunlaşma (düşünce). Polarite. Kutupluluk. Kutupsallık.

 

Polarization : Doğal ışığın, titreşimleri bir düzlem içinde olan ışığa çevrilmesi. bir özdeciğin artı ve eksi yük özeklerinin ayrılma süreci. bir gözenin üşeklerinde uçun birikimi yüzünden gerilim tatarının ve akınım düşmesi. Işığın değişik doğrultulardaki titreşimlerinin yönünü değiştirerek, bir tek düzey üzerinde yayılması. Ucaylaşım. Fizik, kimya, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır.

Polarisation : Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi. Uyarılabilir hücre zarında değişebilen elektriksel potansiyel farkının varlığı. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Angle of polarization : Ucaylanma açısı. Ucaylanım açısı. Polarma açısı. Polarizasyon açısı. İçyükül bir ortam yüzeyinden ışığın tümüyle ucaylanmış olarak yansıması içki gerekli geliş açısı. Ucaylanma polarma açısı.

Polarity : Bir moleküldeki elektronların düzensiz dağılımı. Kimi toplumbilimcilere göre her karşıtlığın iki ucu arasında hem birbirlerine karşıt olma, hem de birbirlerini gereksinme biçiminde bağlılık bulunması. Artı, eksi yüklerin birbirinden ne ölçüde ayrılmış olduğunu gösteren nitelik. Kutupların mantyetik niteliği. İki kutupluluk. Kutupluk. Bir mıknatısın kutupları gibi çekme veya itme özelliklerine sahip olma. Biyoloji, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Polarite.

Polarizations synonyms : optical phenomenon, polarisations.