Policed türkçesi Policed nedir

  • Polis örgütü.
  • Garnizonu temiz tutmak.
  • Kontrol etmek.
  • Emniyet.
  • Kontrol altında tutmak.
  • Güvenliği sağlamak.
  • İnzibat.
  • İnzibat altına almak.
  • Polislerle güvenliği sağlamak.
  • Denetlemek.
  • Yönetmek.
  • Polis.

Policed ingilizcede ne demek, Policed nerede nasıl kullanılır?

Police college : Polis koleji. Sakçı koleji.

Police commissioner : Polis komiseri. Komiser. Emniyet müdürü.

Police court : Polis mahkemesi. Sulh mahkemesi.

Police court magistrate : Önyargıç. Sulh hakimi.

Police force : Güvenlik kuvvetleri. Polis kuvveti. Polis gücü. Polis kuruluş. Kolluk kuvveti.

Police officer : Zabıta memuru. Temizlik subayı. Polis. Sakçı memuru. Polis memuru.

Bosnia international police task force : Bosna uluslararası polis gücü.

Police office : Karakol. Emniyet müdürlüğü.

German police dog : Alman kurt köpeği. Alman polis köpeği. Alman kurdu. Alman çoban köpeği.

Police station : Karakol. Polis karakolu. Merkez. Emniyet. Polis merkezi. Kulluk.

İngilizce Policed Türkçe anlamı, Policed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Policed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excuss : Yakasını sıyırmak. Kurtulmak. Soruşturmak. Deşifre etmek. Araştırmak. Iskartaya çıkarmak. Kanun tarafından el koymak (eşyalara veya mallara). Bir köşeye atmak. İncelemek.

 

Keep in check : Disiplin sağlamak. Denetim altında tutmak.

Check through : Çek etmek. Denemek amacıyla gözden geçirmek. Sınamak.

Bull : Spekülasyon yapmak. Saçma. Gaf. Piyasayı yükseltmek (borsa). Sakçı. Zırva. Boğa. Vurguncu. Kocaman erkek hayvan.

Faiths : Din. İman. Vaat. Sadakat. Niyet. Söz. Bağlılık. İtikat. İnanç. Hıyanet.

Checks : Kılcal yüzey çatlakları. (kumar) fişler. Kontrol işareti koymak. Gözden geçirmek. Emanete bırakmak. Çek yazmak. Frenlemek. Çekler. Durdurmak. Alıkoymak.

Law enforcement agency : Emniyet teşkilatı. Kolluk kuvveti.

Fixedness : Sabit oluş. Değişmezlik. Sabitlik. Sıkılık. Kararlılık. Dengelilik. Durağanlık. İstikrar. Kesinlik.

Polices : Zabıta. Güvenliği sağlama. Nöbet.

Credence : İtimat. Sofra takımı dolabı. Doğru kabul etme. Güven. İnanç. İnanma.

Policed synonyms : plan of action, mutawa'een, beggar my neighbor policy, schutzstaffel, beggar my neighbour strategy, beggar my neighbour policy, mutawa, beggar my neighbor strategy, moderationism, royal canadian mounted police, new scotland yard, european law enforcement organisation, posse comitatus, faith, force, command, examines, activism, officer, control, constabularies, anchorage, secret police, cop, get under control, bossed, gendarmery, law, police force, check up, boss, flatfeet, pacified.

Policed zıt anlamlı kelimeler, Policed kelime anlamı

Unbalanced : Denksiz. Dengelenmemiş. Çılgın. Dengesiz (kimse). Aklen dengesiz. Kaçık. Muvazenesiz. Üşütük. Akli dengesi bozuk. Deli.

Unvoiced : Sessiz (harf). Ötümsüz. Ünsüz. İfade edilmemiş. Sessiz. Açıklanmamış. Söylenmemiş.

Policed ingilizce tanımı, definition of Policed

Policed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Regulated by laws for the maintenance of peace and order, enforced by organized administration.