Check through türkçesi Check through nedir
- Denetlemek.
- Kontrol etmek.
- Denemek amacıyla gözden geçirmek.
- Çek etmek.
- Sınamak.
Check through ingilizcede ne demek, Check through nerede nasıl kullanılır?
Check : Çek. Tutmak. Çek yazmak. Kontrol altına almak. Şah demek. Denetlemek. Frenlemek. Karşılaştırmak. Durdurmak. Kısmak.
Through : Her yanında. Vasıtası ile. Orasında burasında. Başından sonuna kadar. Süresince. Son. Kanalıyla. Bir uçtan bir uca. Aracılığıyla. Başından sonuna dek.
Check account : Süresiz sayışım ya da yatırım. Çek sayışımı. Çek hesabı. Para yatıran tarafından çekle para çekmeye konu olan banka hesabı. Cari hesap.
Check again : Tekrar kontrol etmek. Yeniden kontrol etmek.
Check against : Karşılaştırmak. Kıyaslamak.
Check answer : Soruyla birlikte sunulan seçeneklerden biri ya da birkaçının belirtilmesiyle verilen yanıt. Belirtimıi yanıt.
İngilizce Check through Türkçe anlamı, Check through eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Check through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Guard : Karakol. Gümrüğün kolluk işleri ile görevli olan kişi. a. bk. gümrük koruma memuru. Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi. eski dil hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse. Savunma pozisyonu. Denetim altına almak. Himaye etmek. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Nöbet tutmak. Muhafız. Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut.
Check out : Çıkış denetimi. Seçerek almak. Hesabı ödeyerek konakçıdan ayrılmak. Otelden ayrılmak. Hesabını ödeyip ayrılmak (otelden vb). Fertiği çekmek. Çıkış yapmak. Öbür dünyayı boylamak. Kaydını kapatmak.
Putting : Çevirisini yapmak. Tıkmak. Koyma. Kurmak. Tercüme etmek. Yatırım yapmak. Sokmak. Koymak. Yerleştirme.
Breen : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleme işini gerçekleştirmek.
Check in : Biletini kontrol etmek (havaalanında). Giriş yapmak. Yazılı bir kayda tekrar göz atmak. Adını kaydettirmek. Kayıt yaptırmak. İşe başlama saatini deftere kaydetmek. Girişini yapmak. Kaydetmek. Biletini kontrol ettirmek (havaalanında).
Choke back : Durdurmak. Bastırmak. Frenlemek. (sinirini vb) kontrol altında tutmak. (sinirini vb) bastırmak. Tutmak. Vazgeçirmek. Kısmak. Zapt etmek.
Test : Deneme. Araştırmak. Test. Muayene. Tecrübe. deney. Ölçü. Çözümleme. Tecrübe etmek. Kişilerin türlü konulardaki yetenek, bilgi ve becerilerini ölçmek amacıyla oluşturulan bir araç ya da yöntem. Sınav.
Babysat : Çocuk bakmak. Anne baba evde yokken çocuklarına bakmak. Bebek bakmak. Gözetlemek. Babysit (çocuk bakmak).
Check over : İncelemek. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Check up yapmak.
Proved : Denemek. Sağlamasını yapmak. İspatlamak. Ortaya koymak. İspat etmek. Çıkmak. Mücerrep. Anlaşılmak. Kanıtlamak.
Check through synonyms : check, censor, examines, examine, prove, excuss, control, checks, audited, check up on, proves, audit, command, choke down, break, check up, hand over, check on, babysit.

Bu kısımda Check through kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Check through ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Check through anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Check through ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.