Porters türkçesi Porters nedir

Porters ile ilgili cümleler

English: He addressed himself to the reporters.
Turkish: Gazetecilerle kendisi konuşma yaptı.

English: By and large, reporters don't hesitate to intrude on one's privacy.
Turkish: Genel olarak muhabirler birinin mahremiyetine izinsiz girmeye çekinmezler.

English: Cesar Chavez asked that strikers remain non-violent even though farm owners and their supporters sometimes used violence.
Turkish: Cesar Chavez çiftlik sahipleri ve onların destekçileri bazen şiddet kullansalar bile greve katılanların sessiz kalmalarını istedi.

English: Here's the group of reporters I told you about.
Turkish: İşte sana bahsettiğim gazeteciler grubu.

English: Ali walked out of the courtroom, surrounded by reporters.
Turkish: Ali muhabirler tarafından çevrilmiş mahkeme salonundan çıktı.

Porters ingilizcede ne demek, Porters nerede nasıl kullanılır?

All public transporters in the set : Kümedeki tüm genel taşıyıcılar.

Exporters : İhracatçı.

Importers : İthalatçı.

Reporters : Raportör. Muhabir. Muhbir. Bilgi veren kimse. Haberci.

Sporters : Sporcu.

Transporters : Nakliyeci. Taşıyıcı.

Geweke and porter hudak procedure : Geweke ve porter-hudak yordamı.

Porterhouse : Pub. İçki salonu. Meyhane. Dananın sırt bölgesinden çıkartılan bonfile ve ve kontrfileden oluşan bir biftek. Bar.

 

Porterhouse steak : Dananın sırt bölgesinden çıkartılan bonfile ve ve kontrfileden oluşan bir biftek.

Where can i find a porter : Nerede bir hamal bulabilirim.

İngilizce Porters Türkçe anlamı, Porters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Porters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gatekeepers : Kapı görevlisi. Geçit denetçisi. Bekçi. Ağ geçidi denetleyicisi. Eşik bekçisi.

Gateman : Muhafız. Bekçi. Bir kapıdan gerçekleşen trafik akışını gözetleyen kişi. Nöbetçi.

Doorkeepers : Sahne kapıcısı. Kapı görevlisi.

Dark beer : Dark bira.

Wedgwood : Bir soyadı. Josiah wedgwood ve onun mirasçıları tarafından yapılan seramik ve çanak çömlek markası.

Craftsman : Esnaf. Sanatçı. Zanaatkar. Ehl-i hiref. Usta. Yığın. Kalifiye işçi. Zanaatçı. Hirfet. Sanatkar.

Bock beer : Alman birası.

Doorman : Müstahdem. Kapı görevlisi.

Doorkeeper : Sahnenin kapısında bekleyen ilgililerden başka kimseyi içeri sokmayan kişi. Kapı görevlisi. Sahne kapıcısı.

Custodian : Veli. Muhafız. Yönetici kimse. Emanetçi. Müdür. Müze sorumlusu. Vasi. Koruyucu.

Porters synonyms : lusterware, bocking, diener, caretaker, artificer, clay, bocks, stouts, carrier, coolie, ceramist, carriers, agateware, ceramicist, ceramic ware, commissionaire, doormen, concierges, porter, skycap, caretakers, skycaps, custodians, media, clayware, coolies, bock, thrower, gatekeeper, concierge, gate keeper, artisan, journeyman.

Porters zıt anlamlı kelimeler, Porters kelime anlamı

Idle : Boşa harcamak. Haylaz. Boşta. (motor) boşta çalışmak. İşsiz güçsüz. Boş durmak. Rölantide çalışmak. Boşta olmak. Tembel. Avarelik etmek.

 

Employer : İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İşçi çalıştıran. İşletme sahibi. İş sahibi. Patron. İstihdam eden. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İşveren. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Çalıştıran.