Poseurs türkçesi Poseurs nedir

  • Poz veren.
  • Numaracı.
  • Pozcu.
  • Yapmacık tavırlı tip.

Poseurs ingilizcede ne demek, Poseurs nerede nasıl kullanılır?

Poseur : Sahte tavırlı kimse. Numaracı. Pozcu. Yapmacık tavırlı tip. Poz veren.

Pose as : Kendine ... süsü vermek. Poz yapmak. Numara yapmak. Kılığına girmek. Süsü vermek.

Classical pose : Bir sirkte göze güzel görünen poz. birçok kişinin bir arada, uyumlu bir biçimde poz almasıyla göz okşayan tablo. Klasik poz.

Pose : Poz yapmak. Tavır koymak. Sormak. Poz. Yerleşmek. Frikik vermek. Poz vermek. Hayret ettirmek. Ortaya çıkarmak. Şaşkınlık uyandırmak.

Posed : Poz vermek. Sormak. Taslamak. Soru sorarak şaşırtmak. Tavır takınmak. Poz verdirmek.

Adipose : Adifos. Yağ. Etin yağlı tarafı. Yağlı. İç yağı. Yağsı. Adipoz. Yağla ilgili. Şişman. Yağlı (vücut).

Adipose eyelid : Bazı balıklarda gözlerin ön ve arka bölgelerinde bulunan şeffaf zarımsı yapı, adipöz göz kapağı. Adipoz göz kapağı. Yağımsı göz kapağı.

Posers : Poz veren kimse. Şaşırtıcı soru. Poz veren kişi. Zor soru. Model. Subje. Numaracı.

Well posed : İyi konumlanmış.

Poser : Şaşırtıcı soru. Numaracı. Poz veren kişi. Model. Poz veren kimse. Zor soru. Subje.

İngilizce Poseurs Türkçe anlamı, Poseurs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poseurs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Charlatan : Üçkağıtçı. Üç kağıtçı. Sahte doktor. Ağzı kalabalık. Dolandırıcı kimse. Şarlatan.

Feigner : Kopyacı. Taklitçi. Yanlış bir izlenim veren kimse. Yanıltıcı izlenimler yaratan kimse.

Affecting : Etkileyen. Derinden etkileyici. Duygulandırma. Dokunaklı. Yapmacıklı. Etkileyici. Taklitçi. Etkileme.

Posers : Poz veren kişi. Zor soru. Subje. Poz veren kimse. Model. Şaşırtıcı soru.

Feigners : Kopyacı. Yanlış bir izlenim veren kimse. Yanıltıcı izlenimler yaratan kimse. Taklitçi.

Position : Vaziyet. Yer. Durum. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Fikir. Pozisyon. Görüş. Sav. Görev. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar.

Lithotomy position : Dizlerin eğik ve uylukların ayrılmış olduğu yatay pozisyon (vajinal veya rektal muayene için). Litotomi pozisyonu.

Poseur : Sahte tavırlı kimse.

Ectopia : Ektopi. Bir organın doğuştan yanlış yerde olması (tıp veya medikal terimi).

Order arms : Hazırol.

Poseurs synonyms : bodily property, lotus position, poseuse, unerect, asana, ballet position, affected, missionary position, fakir, vertical, hustler, guard, faker, sprawling, eversion, upright, erect, stance, charlatans, poser, hustlers, presentation, fakers, decubitus, fakirs, sprawl, tuck, show off, pose, exhibitionist, attitude.

Poseurs zıt anlamlı kelimeler, Poseurs kelime anlamı

Erect : Yükseltmek. Dik. Kaldırmak. Kurmak. Dimdik. İnşa etmek. Kalkık. Dikmek. Kalkmış. Ereksiyon halinde.

Gracefulness : İncelik. Nezaket. Zarafet. Zariflik.

Awkwardness : Biçimsizlik. Kullanışsızlık. Münasebetsizlik. Beceriksizlik. Terslik. Yakışık almayan. Eli işe yakışmazlık. Hantallık. Sakarlık. Uygunsuzluk.

Poseurs antonyms : unerect.