Possession utility türkçesi Possession utility nedir

  • Mülkiyet faydası.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir malın mülkiyetinin pazarlama yoluyla el değiştirmesine bağlı olarak gerçekleştirilen üretim.

Possession utility ingilizcede ne demek, Possession utility nerede nasıl kullanılır?

Possession : Kafayı takma. Almak. İyelenmek. Servet. Cinnet. Sahiplik. Sahibi olma. Mülk. Hakim olma. Cin çarpması.

Utility : İşe yararlık. Hizmet programı. Yardımcı izlence. Fayda. Gereksinmelerin, mal ve hizmetler kullanılarak doğrudan doğruya karşılanması sırasında tüketicinin duyduğu haz. Yardımcı program. Kamu hizmeti gören kuruluş. Kamu hizmeti. Bilgisayar, bilişim, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yardımcı yazılım.

Possessions : Var. Mülk. Dünya malı. Mal mülk. Mal. Servet. Dünya nimeti. Varlık.

Anti viral utility : Virüs-önler program.

Associations of public utility : Genel çıkarlarına yararlı dernekler.

Backup utility : Yedekleme hizmet programı. Dosyaları olası bir sistem arızasına karşı korumak amacıyla başka bir depolama alanına kaydeden program. Yedekleme programı. Yedekleme işlemleri yapan program.

İngilizce Possession utility Türkçe anlamı, Possession utility eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Possession utility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Possession utility synonyms : ownership utility, a pass through certificate, a shift in supply, a change in individual demand, abnormal budget, a change in demand, abolition of forced labour convention, a shift in individual demand.