Posters türkçesi Posters nedir

Posters ile ilgili cümleler

English: The posters were immediately removed from the wall.
Turkish: Posterler çabucak duvarlardan söküldü.

English: Ali decorated his wall with posters of his favorite movies.
Turkish: Ali sevdiği film posterleri ile duvarını dekore etti.

English: The walls of her room were covered in posters.
Turkish: Odasının duvarları posterlerle kaplıydı.

English: The group put up posters to remind people that noise is harmful.
Turkish: Grup o gürültünün zararlı olduğunu hatırlatmak için posterler astı.

Posters ingilizcede ne demek, Posters nerede nasıl kullanılır?

Would you show me some posters : Poster gösterir misiniz.

Billposters : Fatura senet reklam ilan veya poster yayımlayan.

Fourposters : Dört direkli karyola. Dört köşe direği olan modası geçmiş yatak (örtü, perde, vs. için kullanılmak üzere). Dört direkli yelkenli gemi.

Imposters : Dalavereci. Sahtekar. Dolandırıcı. Aldatan. Taklitçi (impostor olarak da yazılır). Canlandıran kimse. Dümenci. İthal edilen mallarda gümrük vergisi oranını belirleyen kimse. Aldatan kimse.

Do you have a poster with views of the town : .

Poster : Oyun afişi. Afiş yapıştıran kimse. Duvar duyurusu. Oynanacak oyunların tanıtılıp yaygınlaştırılmasında kullanılan, bazen resimli duvar duyurusu. Duyurca. Tanıtılması istenilen bir şeyin özelliklerini açığa vurmak ve kişiyi bu konuda etkilemek amacıyla yapılarak duvarlara yapıştırılan yazılı ya da resimli kağıt. Pankart. Ası. Duvar ilanı. Yafta.

 

Posterior density : Ardıl yoğunluk.

Posterior : Gerideki. Geri. Ardıl. Arkadaki. Arka, arkada bulunan, arka kısımla ilgili. Kıça yakın. Bir organizmanın arka kısmı; bir organ veya yapının arka kısmı. posteriyor, art. Art. Posteriyör. Popo.

Announce with a poster : Afişle duyurmak.

Posterior distribution : Ardıl dağılım. Sonsal dağılım.

İngilizce Posters Türkçe anlamı, Posters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Posters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Placarded : Yafta. Pankart. Afiş yapıştırmak. Afişlerle duyurmak. Döviz. Levha.

Have : -si olmak. Kabul etmek. Etmek. Aldatmak. Yaptırmak. Göz yummak. Olmak. Dolandırmak. Zorunda olmak. Elinde bulunmak.

Promote : Terfi etmek. Desteklemek. Yükseltmek. Terfi ettirmek. Katkıda bulunmak. Sınıf geçirmek. Gelişmesine yardımcı olmak. Teşvik etmek. Önayak olmak. İlerletmek.

Signboard : Tabela. Levha. İsim levhası. Yafta.

Boost : Artış. Kuvvetini artırmak. Yardım. İtmek. Destek. Artırmak. Yukarıya itmek. Alttan yukarıya ittirmek. Artırmak (fiyat). Cesaretlendirme.

Show bill : Tiyatro afişi. Afiş (tiyatro).

Show card : Pankart. Tiyatro afişi. Reklam afişi. İlan. Afiş (tiyatro).

Poster : Oynanacak oyunların tanıtılıp yaygınlaştırılmasında kullanılan, bazen resimli duvar duyurusu. Tanıtılması istenilen bir şeyin özelliklerini açığa vurmak ve kişiyi bu konuda etkilemek amacıyla yapılarak duvarlara yapıştırılan yazılı ya da resimli kağıt. Pankart. Ası. Film tanıtısı için hazırlanan değişik boy ve biçimlerde duvar ilanı. Oyun afişi. Oyunların tanıtılmasında kullanılan çeşitli biçimde ve kimi kez resimli duvar ilanı. Yafta. Duvar duyurusu.

 

Placarding : Yafta. Döviz. Pankart. Levha. Afiş yapıştırmak. Afişlerle duyurmak.

Exhibit : Ortaya koymak. Sergileme. Göstermek. Sunmak. Teşhir etmek. Sergileme, ortaya çıkarmak, gösterme. İzhar etmek. Oynatmak. Bir duygu veya niteliği göstermek. Bir filmin izleyicilere gösterilmesi işi.

Posters synonyms : pinups, pinup, affiche, marquees, banners, banner, placard, advance, encourage, marquee, further, signboards, bill, feature, posting bill.

Posters zıt anlamlı kelimeler, Posters kelime anlamı

Lack : -sizlik çekmek. -sizlik. -den yoksun olmak. -e sahip olmamak. İhtiyacı olmak. Yoksun olmak. Olmayış. Olmamak. Yoksun kalmak. Eksiklik.

Erect : Yükseltmek. Ereksiyon halinde. Yapmak. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Dik. Dikilmek. Kurmak. Tesis etmek. İnşa etmek. Kalkmış.

Posters antonyms : unerect.