Yafta nedir, Yafta ne demek

Yafta; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Yafta" ile ilgili cümleler

  • "Bir şeye ad koymak, satışa çıkarılan malın üzerine yafta asmaya benzetilebilir." - N. Uygur

Yerel Türkçe anlamı:

Bulaşıcı hastalık için kapıya asılan bildirim belgesi.

Parça.

Askerlikle ilgili bildirim belgesi.

Etiket.

Bir yerin adçekmeyle yapılmış olan bölüşümü ve böyle bölüşülmüş tarla.

Yafta tanımı, anlamı:

Yaftayı yapıştırmak : Yanlış biçimde değerlendirip tanıtmak.

Yaftalama : Yaftalamak işi.

Yaftalamak : Duyurmak, ilan etmek. Etiketlemek. Yafta asmak.

Yaftalanmak : Tanınmak, nitelenmek, şöhret bulmak. Yafta asılmak veya yapıştırılmak.

Asıl : Gerçek, esas. Gerçeklik. Kök, köken, kaynak. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Soy, nesep. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.

Yapış : Yapma işi.

Bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.

 

Yazılı : Yazılı sınav. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Geçerli olan, nominal. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Parça : Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Pasaj. Nesne. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane.

Kişi : Eş, koca. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.

İsnat : Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme. Karacılık, iftira.

Haksız : Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse). Hak ve adalete uygun olmayan.

Suçlama : Suçlamak işi, itham.

Yafta üzerinde yapıt hakkı : Nesneler üzerine konulan yaftaların biçimi ve düzeni ile ilgili olarak yasaların tanıdığı yapıt hakkı.

Yaftalanma : Yaftalanmak işi.

Diğer dillerde Yafta anlamı nedir?

İngilizce'de Yafta ne demek? : n. label

Almanca'da Yafta : Etikett

Rusça'da Yafta : n. ярлык (M), бирка (F), наклейка (F)