Posting türkçesi Posting nedir

  • Muhasebe kayıtlarının işlenmesi.
  • İvedi.
  • Sonradan ekleme.
  • Mektup gönderme.
  • Bilbord reklamının yerine yerleştirilmesi.
  • Atama.
  • Postaya verme.
  • Kayıt.
  • İlan.
  • Postalama.
  • Bir göreve atanma.

Posting ile ilgili cümleler

English: Instead of posting here, use Twitter.
Turkish: Buraya posta gönderme yerine Twitter'ı kullan.

English: I remember posting the letter yesterday.
Turkish: Dün mektubu postaladığımı hatırlıyorum.

English: I remember posting your letter yesterday.
Turkish: Dün mektubunu postaladığımı hatırlıyorum.

English: Composting is important.
Turkish: Gübrelemek önemlidir.

Posting ingilizcede ne demek, Posting nerede nasıl kullanılır?

Posting bill : Afiş.

Composting : Organik materyal depolama ve onu gübre olarak kullanma eylemi. Kompostlama. Atıkların gübreye dönüştürülmesi.

Flyposting : Yasal olarak müsade edilmeyen bir yere poster yapıştırma (ingiliz kullanımı).

Imposting : Aldatan. Harç. Yastık. Yükümlülük. Yük. Resim. Gümrük resmi. Üzengi taşı. Vergi. Üzengilik.

Riposting : Cevabı yapıştırmak. Hamle. Çabuk cevap vermek. Sert yanıt. Karşılık vermek. Zekice cevap vermek. Karşı atak yapmak. Çabuk cevap. Hazırcevap. Karşı saldırı.

Apostil : Derkenar. Haşiye.

Signposting : İşaretlerle gösterme. Anlatılan konuyu dinleyicilerin daha iyi anlamasına yardımcı olmaya yönelik işaretlerin kullanıldığı bir teknik.

 

Postinfectious polyneuritis : Postenfeksiyöz polinöritis. Akut idiopatik polinöritis.

Apostille : Apostil şerhi. Apostil. Tasdik şerhi.

Postimplantation : İmplantasyon sonrası. Postimplantasyon.

İngilizce Posting Türkçe anlamı, Posting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Posting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enlistment : Askerlik. Askere alma. Askere yazılma. Gönüllü asker kaydı. Asal (asker alma). Askere alınma. Elde etme. Sağlama. Gönüllü yazılma.

Appointment : Memuriyet. Randevu. Görev. Tayin. İş. Emir. Buluşma. Atanılan makam.

Urgent : İvedili. Israrlı. Şaşılınç. Israrcı. Mübrem. Zorunlu. Acele. Acil. Kaçınılmaz.

Instants : An. Hemen olan. Esna. Lahza. Dakika. Anlık. Şimdiki. Israr eden.

Advertisements : Reklam. Reklamlar. Duyuru.

Cryings : Göze çarpan. Acil. Ağlama. Apaçık. Büyük. Ağlayan. Çığlık. İğrenç.

Pressing : Acele. Presleme. Basma. Ütü. Sıkıştıran. Basınçlama. Basınç yardımıyla bir araya sıkıştırma veya biçimlendirip kalıplaştırma, yağı veya öz suyu basınç altında özüte etme işlemi. Sıkma.

Placard : Afiş yapıştırmak. Afişlerle duyurmak. Duvar ilanı. Levha. Afiş. Döviz. Poster. Pankart. Yafta.

Announcement : Bildiri. İhbar. Duyuru. Bildirme. Haber (radyo ve televizyon terimi). Anons. Haber (tv, radyo). Duyurma.

Hastes : Hız. Telaş. Acele. İvme. Çabukluk. İvedilik.

Posting synonyms : theatrical poster, flashcard, enrollment, instant, bill, commission, emergency, burning, list, chronicle, chronicling, card, adverting, enrolments, poster, avow, assignment, ad, ascribing, mailing, attention, avows, assignation, checkin, creations, assignations, chronicled, hastier, notice, co optation, commissions, caring, advertising.

Posting ingilizce tanımı, definition of Posting

Posting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of traveling post.