Postpositive türkçesi Postpositive nedir

Postpositive ingilizcede ne demek, Postpositive nerede nasıl kullanılır?

Postposition : Yalnız başına bir anlam taşımayan; ancak, ad ve ad soylu kelimelerden sonra gelerek sonuna geldiği kelimeyle cümledeki başka kelimeler arasında anlam ilişkisi kuran, gramer görevli bağımsız kelime: gibi, göre, kadar, için, karşı vb. babamın bana anlattıklarına göre, zavallı fahim bey meğer henüz doğarken de, kendisine takılan isimle bir yanlışlığın kurbanı olmuş (a.ş. hisar. fahim bey ve biz, s. 81). karısına karşı demin duyar gibi olduğu acıma ve sıcaklık dağılıp gitti (t. buğra. yalnızlar, s. 185). yük taş gibi, kurşun gibi ağırdı (y. kemal, ortadirek, s. 387). ve bu şok yalnız şükriye için gereklidir sanıyordu (t. buğra, göst. e., s. 24). çok erkenden çiftliğe inmek için uyandıklarında gördüler ki, çul ötede yığılı duruyor, koca halil de yok (y. kemal, ortadirek, s. 395). hiçbir şey insanoğlunun cesareti kadar güzel olamaz (a.h. tanpınar, huzur, s. 85). onu galatasaray’a hafta sonunda olmaya gittiğim günlerde bile, kapıdan ilk önce kanatlarını görür gibi olurdum (a.h. tanpınar, göst. e., s. 217). ben bu sevdaya düştüğüm günden beri sadağımdaki bütün okları tükettim ve en sonuncusunu kendim için sakladım; ta ki hezimet takarrür ettiği an onu kendi elimle kendi bağrıma saplayayım diye (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından 5, s. 69) vb. Sonrasına koyma. İlgeç. Takı. Sonuna konma. Edat. Sözcük sonuna konan ek. Sonuna ekleme. Son takı.

 

İngilizce Postpositive Türkçe anlamı, Postpositive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Postpositive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Preposition : Edat.

Prepositions : Edatlar. Edat.

Postposition : Edat. Yalnız başına bir anlam taşımayan; ancak, ad ve ad soylu kelimelerden sonra gelerek sonuna geldiği kelimeyle cümledeki başka kelimeler arasında anlam ilişkisi kuran, gramer görevli bağımsız kelime: gibi, göre, kadar, için, karşı vb. babamın bana anlattıklarına göre, zavallı fahim bey meğer henüz doğarken de, kendisine takılan isimle bir yanlışlığın kurbanı olmuş (a.ş. hisar. fahim bey ve biz, s. 81). karısına karşı demin duyar gibi olduğu acıma ve sıcaklık dağılıp gitti (t. buğra. yalnızlar, s. 185). yük taş gibi, kurşun gibi ağırdı (y. kemal, ortadirek, s. 387). ve bu şok yalnız şükriye için gereklidir sanıyordu (t. buğra, göst. e., s. 24). çok erkenden çiftliğe inmek için uyandıklarında gördüler ki, çul ötede yığılı duruyor, koca halil de yok (y. kemal, ortadirek, s. 395). hiçbir şey insanoğlunun cesareti kadar güzel olamaz (a.h. tanpınar, huzur, s. 85). onu galatasaray’a hafta sonunda olmaya gittiğim günlerde bile, kapıdan ilk önce kanatlarını görür gibi olurdum (a.h. tanpınar, göst. e., s. 217). ben bu sevdaya düştüğüm günden beri sadağımdaki bütün okları tükettim ve en sonuncusunu kendim için sakladım; ta ki hezimet takarrür ettiği an onu kendi elimle kendi bağrıma saplayayım diye (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından 5, s. 69) vb. Sonrasına koyma. Takı. Sözcük sonuna konan ek. Sonuna konma. Sonuna ekleme. Son takı.

 

Particles : Takı. Zerrecikler. Zerre. Parçacıklar. Taneler. Tanecik. Molekül. Edat. Parçacık.

Particle : Atom. Parçacık. Molekül. Tane. Foton, proton, baryon gibi, özdeğin tane ya da ışınım özelliğini oluşturup ayrı nitelikler ve etkileşimler gösteren çok küçük boyutlu nesnelerin ortak adı. Edat. Granül. Nebze. Partikül. Tanecik.

Postpositive ingilizce tanımı, definition of Postpositive

Postpositive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Placed after another word. A postpositive letter. As, a postpositive conjunction.