Potential income türkçesi Potential income nedir

  • Bir ülkenin coğrafi sınırları içerisindeki yerli ve yabancı bütün üretim faktörlerinin tam işlendirme düzeyinde (doğal oranlarında) kullanılmaları durumunda ekonominin gerçekleştirebileceği reel gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla.
  • Doğal gayrisafi yurtiçi hasıla.
  • İktisat alanında kullanılır.

Potential income ingilizcede ne demek, Potential income nerede nasıl kullanılır?

Potential : Gizil(lik). İktidar. Kütle çekimi gibi bir kuvvet alanı içinde bulunan birlim kütleyi sonsuzdan, belirli bir noktaya getirebilmek için gerekli işle ölçülen erke değeri. Olası. Bir nesne ya da kaynakta saklı ya da gerçekleşmemiş olanaklı güce ilişkin olan. Erkil. Uzaklığa göre türevi, ters yönde kuvveti veren işler. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Gizli. Gizli güç.

Income : Varidat. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Kar. İrat. Kazanç. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rant. Bütçe. Gelir.

Potential time curve : Süre-potansiyel eğrisi. Sürelpotansiyelölçüm yönteminde, potansiyelin süreyle değişimini gösteren eğri.

Potential acidty : Asitlik değeri. Potansiyel asitlik.

Potential balance of payments deficit : Bir ülkede uygulanan dış ticaret ve kambiyo uygulamalarının kaldırılması durumunda ödemeler bilançosunda ortaya çıkabilecek açık. krş. dış ödemeler dengesi açığı. Potansiyel dış ödemeler dengesi açığı.

 

Potential barrier : Bir alan içinde devinen yüklü bir parçacığın devimsel erkeyle aşamadığı enkil duvarı. Enerji engeli. Potansiyel erk engeli. Erkil engeli. Potansiyel engeli.

İngilizce Potential income Türkçe anlamı, Potential income eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Potential income ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Potential income synonyms : a group shares, a shift in supply, a type mutual funds, abnormal budget, a shift in demand, ability to pay approach.