Prang türkçesi Prang nedir

  • Trafik kazası.
  • Araba kazası.
  • Uçak kazası.
  • Haşat etmek.
  • Ağır kaza.
  • Uçaksavar ile düşürmek.
  • Bombalamak (uçaktan).
  • Bombardımanla tahrip etmek.
  • Hava hücumu.
  • Kaza yapmak.

Prang ile ilgili cümleler

English: I sprang out of bed.
Turkish: Ben yataktan fırladım.

English: Ali sprang to his feet.
Turkish: Ali ayağa fırladı.

English: He sprang from one of the best families in the north.
Turkish: O, kuzeydeki en iyi ailelerin birinden gelmiştir.

English: He heard a strange sound and sprang out of bed.
Turkish: Garip bir ses duydu ve yataktan fırladı.

English: Ali sprang at me in a rage.
Turkish: Ali hiddetle üzerime sıçradı.

Prang ingilizcede ne demek, Prang nerede nasıl kullanılır?

Sprang : Sıçramak. Çıtlatmak. Hapisten çıkarmak. Kaynaklanmak. Çıkmak. Ortaya çıkmak. Bükmek. Çarpmak. Birden çıkmak. İnfilak etmek.

Prance : Kasıla kasıla yürümek. Zıplayarak oynama. Zıplayarak oynamak. Havalı yürümek. (at) zıplayıp oynamak. Zıplamak. Sıçratıp oynatmak (atı). Hoplamak.

Pranced : Zıplayarak oynamak. Havalı yürümek. Kasıla kasıla yürümek. (at) zıplayıp oynamak. Zıplayarak oynama. Hoplamak. Zıplamak. Sıçratıp oynatmak (atı).

Prancer : Zıplayarak oynayan kişi.

Prancers : Zıplayarak oynayan kişi.

Praniza : Praniza. Gnathiidae alt sınıfında bulunan, balıklarda parazitlenen ve kanla beslenen larva.

 

Prancing : Zıplamak. Havalı yürümek. Kasıla kasıla yürümek. Hoplamak.

Prances : Havalı yürümek. Sıçratıp oynatmak (atı). (at) zıplayıp oynamak. Zıplayarak oynama. Zıplamak. Hoplamak. Kasıla kasıla yürümek. Zıplayarak oynamak.

Pranked : Giydirip kuşatmak. Donatmak. Hava atmak. Dekore edilmiş. Süslenmiş. Süslemek.

Prankish : Oyuncu. Yaramaz. Afacan. Haylaz. Muzip. Haşarı. Kaba.

İngilizce Prang Türkçe anlamı, Prang eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prang ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Car accident : Otomobillerin çarpışması.

Pulverizing : Pülverizasyon. Püskürtmek. Mahvetmek. Un ufak etmek. Zerreleşmek. Bir maddeyi toz kıvamında öğütme. Ezmek. Ufalamak. Toz haline getirmek.

Traffic accident : Tarfik kazası. Arabaların ve diğer araçların ve yayaların karıştığı feci kaza.

Air raid : Hava saldırısı. Tenek saldırısı. Hava baskını. Hava akını.

Bash in : Vurup kırmak. Parçalamak. Dümdüz etmek.

Car crash : Araba çarpması. Otomobil kazası.

Slosh : Dökmek. İçmek. Çalkalanmak. Pestilini çıkarmak. Çalkalamak. Etrafa sıçratmak. Suda yürümek. Çamurda yürümek. Çalkanmak.

Wreck : Mahvolma. Rezil etmek. Hurda. Hasara uğratmak. Zarar vermek. Kaza geçirmek. Mahvolmuş şey. Virane. Kaza yaptırmak.

Pile up : Karaya oturtmak. Karaya oturmak. Yığmak. Biriktirmek. Kayalara çarpmak. Birikmek. Bindirmek. İstif etmek.

Prang synonyms : severe accident, smashups, quashing, wrecks, airplane crash, quashed, sloshes, aircraft accident, bash up, smashup, have an accident, pulverizes, crash, make mincemeat of, pulverized, quashes, pulverize, wash out, quash, pulverise.