Pre emptive right türkçesi Pre emptive right nedir

  • Rüçhan hakkı.
  • [#öncelik Öncelik hakkı].
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Şufa hakkı.
  • Hisse senedi sahiplerine yeni çıkarılan hisse senetlerini mevcut paylarıyla orantılı biçimde satın almak için tanınan hak. hisseli mülklerin satışında, öncelikle pay sahibi olan kişilere tanınan satınalma hakkı. .
  • Önalım hakkı.

Pre emptive right ingilizcede ne demek, Pre emptive right nerede nasıl kullanılır?

Pre : Önce. Ön. Önceki. Önceden. Öncesi.

Right : Sağda. Gayet. Çeki düzen vermek. Hak. Dosdoğru. Tam olarak. Haklı. Doğru. Sağa. Doğrudan doğruya.

Pre emptive right stock : Öncelik hakkına sahip hisse senedi. Öncelik haklı hisse senedi.

Pre emptive stock : Öncelik hakkına sahip hisse senedi. Öncelik haklı hisse senedi.

İngilizce Pre emptive right Türkçe anlamı, Pre emptive right eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pre emptive right ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Exclusive rigths : Öncelik oynatımını sağlayan hak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Refusal : Iskarta. Kabul etmeme. Almamazlık. Ayrıcalık. İnkar. Geri çevirme. Olmazlama. Reddetme. Seçme hakkı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Pre emptive right synonyms : right of the preference, subscription right, precedences, preemption, priorities, precedence, a group shares, rights offering, priority, a pass through certificate, option to purchase, a type mutual funds, privileges, ability to pay principle, ability rent, privileging, ability to pay approach, preferences, a change in demand, refusals, pre emption right, preference, right of priority, a change in supply, preemptions, right of preemption, stock warrant, preferential right, exclusive rights, privilege, abnormal budget, option to call.