Presumption türkçesi Presumption nedir

Presumption ingilizcede ne demek, Presumption nerede nasıl kullanılır?

Presumption of registration : Bir markanın kütüğe yazımının yapılıp yapılmadığının bilinmemesi durumunda, kimi belirtilerle yazılı olduğunun sanılması (marka numarası konulması gibi). Kütüğe yazıma dayanan belirti.

Presumption of rightful party : Hak iyeliği belirtisi. Hak iyeliğinin kesinlikle belli olmadığı durumlarda, bunu gösteren kimi belirtilerin ve kanıtların bulunması.

Rebuttable presumption : Tahmini itfa. Aksi ispat edilene kadar hukuken geçerli öngörü. Aksi ispat edilebilir karine.

Presumptions : Haddini aşma. Cüret. Küstahlık. Farz. Zan. Olasılık. Farzetme. Varsayma. Varsayım. Haddini bilmezlik.

Presumptiously : Küstahça.

Presumptuousness : Küstahlık.

Presumptuous : Küstah. Kendini bilmez. Cüretli. Haddini bilmez. Kendine çok güvenen. Mağrur. Kendinden çok emin.

Presumptively : Varsayımsal olarak.

Be presumptuous : Haddini bilmemek. Haddini aşmak.

Presumptuously : Kendinde çok emin bir halde. Küstahça.

İngilizce Presumption Türkçe anlamı, Presumption eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Presumption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Feeling : Görüş. Hassas. Farkında olma. Kanaat. Canlı. Duyarlı. Duygu. Hassasiyet. İzlenim.

Clew clue : Sarmak.

Postulation : Koyutlama. Koyut.

Cluing : Hamak ipi. Aydınlatmak. Yumak. İz. İşaret. Tüyo. Topak. Bilgi vermek.

Figurings : Kuramlaştırma. Düşünme. Biçimlendirme. Biçim verme. Tahminde bulunma. Hesap etme. Spekülasyon yapma.

Possibility : Olanaklılık. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. Olurluk. Kapı. Olanak. Olabilirlik. İmkan.

Bravado : Cesaret gösterisi. Gösteriş. Meydan okuma. Kurusıkı atma. Kabadayılık. Budalaca cesaret.

Brassing : Yüzsüzlük. Para. Tıngır. Bando. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Pirinç. Pirinçle kaplamak.

Contingency : Koşullu. Zorunsuzluk. Beklenmedik durum. Tesadüf. Beklenmeyen olay. Beklenmedik olay. Arıza. Beklenmedik hal.

Contingencies : Tesadüf. Gayrinakdi kredi ve yükümlülükler. Beklenmedik olay.

Presumption synonyms : offensive activity, presuppositions, courage, offense, conceivableness, hypotheses, clue, conceivability, cue, presupposition, arrogance, suspicion, apprehension, audaciousness, calculation, eventualities, the assumption, likelihoods, suppositions, surmise, chutzpa, bodement, chancing, hallucinations, brass, presumptions, cheek, likelihood, cuing, chance, odds, clews, hint.

Presumption ingilizce tanımı, definition of Presumption

Presumption kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of presuming, or believing upon probable evidence. The act of assuming or taking for granted. Belief upon incomplete proof.