Pretty türkçesi Pretty nedir

Pretty ile ilgili cümleler

English: A pretty girl with black hair was in the park.
Turkish: Siyah saçlı güzel bir kız parktaydı.

English: A pretty girl like you will definitely be noticed.
Turkish: Senin gibi güzel bir kız kesinlikle fark edilir.

English: "This looks pretty interesting," Hiroshi says.
Turkish: Hiroshi,""Bu, oldukça ilginç görünüyor." diyor.

English: A pretty girl lived in that village.
Turkish: Bu köyde güzelı bir kız yaşadı.

English: A marathon is pretty exhausting.
Turkish: Bir maraton oldukça yorucudur.

Pretty ingilizcede ne demek, Pretty nerede nasıl kullanılır?

Pretty difficult : Hayli güç. Epey zor.

Pretty good privacy : Pgp. Çok iyi mahremiyet. Kişisel bilgisayarlar için yaygın kodlama programı.

Pretty much : Neredeyse tamamen. Büyük ölçüde. Hemen hemen. Neredeyse. Oldukça fazla. Aşağı yukarı.

Pretty much the same : Yine öyle. Hemen hemen aynı.

Pretty well : Neredeyse. Oldukça iyi. Hemen hemen.

Lead a person a pretty dance : Birinin başına çorap örmek.

Cost a pretty penny : Çok pahalıya mal olmak. Bir servete mal olmak. Oldukça pahalıya mal oldu. Pahalıya mal olmak. Epey pahalıya mal olmak. Pahalıya patlamak.

 

Earned a pretty penny : Çok kar etti. İyi para kazandı. İyi bir kar elde etti.

A pretty penny : Çok para. Dünyanın parası. Epey para. Büyük miktarda para.

Sitting pretty : Cebi dolu.

İngilizce Pretty Türkçe anlamı, Pretty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pretty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debonair : Kibar. Şen. Neşeli. Güleryüzlü. Güler yüzlü. Nazik.

A bit of a : Birazcık. Bir parça.

A good deal of : Bir damla. Birçok.

Coarse grained : Terbiyesiz. İri daneli. Yontulmamış. İri taneli. Adi. Kaba taneli. Kaba. Kaba damarlı (ağaç).

Quite a bit : Epeyce. Oldukça çok. Oldukça fazla. Pek çok defa. Bir hayli çok. Sık sık.

Bonnie : Kadın ismi. Sağlıklı. Şenlik ateşi. Harika. Muhteşem. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Bir kadın adı. Göze hoş görünen.

Clever : Usta. Yetenekli. Akıllı. Anlaklı. Cin gibi. Esprili. Cin fikirli. Parlak. Zeki.

Bon : Sevecen (fransızca). Elverişli.

Beneficent : İyiliksever. Yardımsever. İyilikçi. Hayırsever. Cömert. Hayırlı. Hayır sahibi.

Dinkiest : Önemsiz. En zarif olanı. Ufacık. Minicik. En ufacığı.

Pretty synonyms : passably, by far, prettying, appealing, comparatively, comfortable, prettier, debonaire, beauty, braw, not a little, confetto, all right, a great number of, delicious, cleverest, darling, beauteous, cheaps, canniest, many, amiable, notably, numerously, comelier, cutes, deuces, a good deal, cuddlesome, attractor, considerably, allures, allured.

Pretty zıt anlamlı kelimeler, Pretty kelime anlamı

Immoderately : Abartılı bir şekilde. Aşırı olarak. Mübalağa yaparak. Abartmalı bir şekilde. Ölçüsüzce. Aşırı bir şekilde. Şişirerek. Dengesizce.

 

Unreasonably : İnsafsızca. Gerçekçi olmayan bir şekilde. Aşırıca. Mantıksız bir şekilde. Anlamsızca. Aşırı bir biçimde. Aşırı yüksek bir şekilde.

Ugly : Aksi. Ters. Pis. Kötü. Aybacar. Nahoş. Sakil. İğrenç. Tatsız. Huysuz.

Pretty ingilizce tanımı, definition of Pretty

Pretty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pretty flower. Of a pleasing and attractive form a color. Considerably. Moderately. Almost. Pretty cold weather. Attracting, but not striking or impressing. Pleasing by delicacy or grace. Pleasingly, but not grandly, conceived or expressed. Less emphatic than very. As, I am pretty sure of the fact. Neat or elegant without elevation or grandeur. A pretty poem. As, a pretty face. In some degree. Having slight or diminutive beauty. Rather.