Previews türkçesi Previews nedir
- Önizlemeler.
- Gala öncesi özel gösterim.
Previews ingilizcede ne demek, Previews nerede nasıl kullanılır?
Preview font : Önizleme yazıtipi.
Preview of : Önizleme. Önizlemesi. Habercisi (muhtemel bir şeyin).
Preview of selected data : Seçili verinin önizlemesi.
Preview pane : Ön izleme penceresi. Önizleme bölmesi.
Preview picture : Resim önizleme. Resmi göster.
No preview available : Baskı önizleme kullanılamaz.
Save preview picture : Önizleme resmini kaydet.
Imaging preview : Imaging önizlemesi. İmaging önizleme. İmgeleme önizlemesi.
Movie preview maker : Film ön izeme yapıcısı. Film ön izleme yapıcısı.
Data preview : Veri önizleme.
İngilizce Previews Türkçe anlamı, Previews eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Previews ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stock taking : Envanter. Sayım. Envanter yapma. Envanter tanzimi.
Critique : Kritik. Gözden geçirmek. Tenkit. Eleştiri. Etüt. Eleştirmek. Eleştirme. Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi. Kritiğini yapmak. Eleştiri yazısı.
Reassessment : Yeniden değerlendirme. Yeniden tahmin. Yeniden matrah saptama.
Pass judgment : Hüküm vermek.
Referee : Hakemlik etmek. Raportör. Oyunu yöneten birinci hakem. Oyunun kurullara göre yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli. Hakemlik yapmak. Hakem olmak. Uzlaştırıcı. Dergi hakemi. Başhakem. Bir ayaktopu oyununu, alan içinden, oyun kurallarına uygun yönetmekle görevli, özel giysisi olan kişi. (kural dışı davranışlara ödek vermek, oyunun başlangıç ve bitimini bildirmekle görevlidir.).
Revaluation : Yeniden değerlendirme. Yeniden değerleme. Bir işletmenin aktifinde yer alan bina, arsa, demirbaş, makina, taşıt araçları gibi sabit varlıkların enflasyon dolayısıyla piyasa değerlerinin çok altında kalmış olan defter değerlerini piyasa değerlerine eşitleme. bk. revalüasyon. Sabit kur rejiminde; resmi kurun düşürülmesi, yani ulusal paranın diğer ulusal paralar karşısında değerinin artırılması. krş. devalüasyon, değer kazanma 1. Değerini yükseltme. Yeniden değer biçme. Parayı revalue etme. Revalüasyon. Yeniden değer belirleme.
Assessment : Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım. Değer biçme. Bellilendirme. Köy gelirlerinin, köyün zorunlu işlerini ve köydeki aylıklı görevlilerin aylıklarını karşılamaya yetmediği durumlarda, 20 lirayı geçmemek üzere her aileden alınan bir tür yerel vergi. Değerlendirme. Biçilen değer. Kentlerde ya da kırsal alanlardaki taşınmaz mallara, nesnel ölçütler kullanarak, değer biçme. Fikir. Tahakkuk ettirme. Tahakkuk.
Reappraisal : Yeniden değerlendirme. Yeniden değer biçme. Denetleme. Tekrar inceleme. Yeniden gözden geçirme. Yoklama.
Judge : Yargılamak. Kılıçoyunu yarışmalarında, başyargıcıya yardımcı olan dört yargıcıdan her biri. Yargıç. Değerlendirmek. Atma ile atlamalarda denemelerin geçersizliğini saptayan, geçerli denemelerin ölçümünü yaparak çizelgesine geçiren yargıcı. Hüküm vermek. Muhakeme etmek. Anlam çıkarmak. Tahmin etmek. Hakemlik yapmak.
Evaluate : Değerlendirmelerde bulunmak. Paha biçmek. Değerlendirme yapmak. Kıymetlendirmek. Değer biçmek. Değerlendirmek (test etme vb). Kıymet biçmek. Ölçmek. Değerlendirmeye almak. Değerlendirmek.
Previews synonyms : peer review, appraisal, stocktaking.
Previews zıt anlamlı kelimeler, Previews kelime anlamı
Future : İlerideki. Gelecek. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalıya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zamandır. bk. bildirme kipleri. Vadeli. Ati. Yarın. Gelecek zaman kipi. Gelecekte olacak şey. İlerki.
Present : Halihazır. Temsil etmek. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Hediye. Tanıştırmak. Göstermek. Adamla getirtme. Armağan. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şimdiki zaman.
Forget : Akıldan çıkmak. Hatırından çıkarmak. İhmal etmek. Unut. Hatırından çıkmak. Unutmak. Aklından çıkmak.

Bu kısımda Previews kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Previews ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Previews anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Previews ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.