Price cut türkçesi Price cut nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Fiyat kırma.
- Bir firmanın malını rakip firmaların mallarının fiyatlarının altında satması.
- İndirim.
- Tenzilat.
Price cut ingilizcede ne demek, Price cut nerede nasıl kullanılır?
Price : Fiyat. Eder. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Ücret. Fiyatlandırmak. Karşılık. Ücretlendirmek. Fiyatını belirlemek. Paha biçmek. Bedel.
Cut : Hadım etmek. Kırpmak. Kurgulamak. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İndirilmiş. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kamçılamak. Kes. Kesmek. İndirimli.
Price cutting : Tenzilat. Fiyat kırma. Fiyat düşürme. Tenezzül eden. İndirim yapma. İndirim. Fiyatı indirme.
Price and support information : Ücret ve destek bilgisi.
Price appreciation : Eder biçme. Fiyat takdiri. Satağa yeni sürülen bir mala satış ederi koyma, satılacak mala, tümdeğer göz önünde tutularak değer biçme. Fiyat biçme.
Price awareness : Alıcıların satın alacakları mallar ve bu mallara alternatif malların fiyatları hakkında sahip oldukları bilgi düzeyi. Fiyat bilinci.
İngilizce Price cut Türkçe anlamı, Price cut eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Price cut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deduction : Tümdengelim. Çıkarma. Azaltma. Sonuç. Bir ya da bir kaç öncülden mantık yasalarına dayanılarak bir sonucun zorunlu olarak çıkacağının gösterilmesi ve bu sonucun doğruluğunun tanıtlanması amacıyla genelden özele vararak düşünme yolu. mantıkçılara göre öncüllerin doğru olması durumunda sonucun da zorunlukla doğru olduğu çıkarım biçimi. Sonuç çıkarma. Kesenek. Genelden özele, tümelden tikele giderek ya da önsayıtlardan vargılar ve çıkarımlar türeterek bilgi üretme yöntemi. İndirme.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Allowance : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hoşgörü. Handikap (spor terimi). Handikap spor. Ödenek. Sağlanan para. Harçlık. Aylık. Özel bir araç için ayrılan. Müsamaha.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
Degradation : Düşme. Alçalma. Bir bileşiğin kendisini oluşturan daha basit parçalara ayrılması, fiziksel veya histolojik olarak dejenerasyona uğrama, degradasyon, parçalanma. İndirme. İndirgeme. Rezalet. Eldeki erkenin işe yarar tutarının azalması, erke yitimi. Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tenzil.
Deductions : Sonuç çıkarma. Sonuç. Çıkarılan miktar. Tümdengelim. Sonuçlar. Çıkarma. Kesinti.
Dumping : Damping. Yurtdışına çok düşük fiyata satma. Düşürüm. Ucuzluk. Dökme. Bir malın satak ederinden daha düşük ederle satılması. bir malın yurt için satış değerinden indirim yapılma yoluyla yurt dışında daha düşük değerle satılması. Çöp yığını. Boşaltım. Rakiplerini piyasadan kaçırmak veya yok ederek piyasayı ele geçirmek ya da aşırı stokları eritmek amacıyla bir malın dış piyasa fiyatının iç piyasa fiyatından daha düşük tutulması.
Abatement : Boyut ufalması. İndirme. Azaltılma. Zayiat. Fütur. İptal. Yürürlükten kaldırma. Azalma. İptal (hukuk terimi).
Price cut synonyms : a shift in supply, abolition of forced labour convention, price cutting, cutbacks, ability to pay approach, abridgment, a shift in demand, deductible, a pass through certificate, abnormal budget receipts, a group shares, reduction, abnormal budget expenditures, a change in supply, depreciation allowance, abridgments, recoupment, allowance for cash, abnormal budget, degression, bonification, abatements, a change in demand, discount, cutback, a change in individual demand.

Bu kısımda Price cut kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Price cut ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Price cut anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Price cut ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.