Primary market türkçesi Primary market nedir

  • Birincil market.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Esas piyasa.
  • Birincil piyasa.
  • Birincil piyasalar.
  • Hisse senedi, tahvil gibi taşınır değerlerin bir aracı kurum tarafından ilk defa halka sunumunun gerçekleştiği piyasa. bu piyasada işlem gören hisse senetlerinin isminin yanında “b” harfi bulunmaktadır.
  • Birinci piyasa.
  • Ana piyasa.

Primary market ingilizcede ne demek, Primary market nerede nasıl kullanılır?

Primary : Birinci derecede. Başlıca. Çifyıldızlarda büyük olan yıldız. Birinci. Ana renk. Başyıldız. Baş. İlksel. Öncelikli. Bilgisayar, biyoloji, uzay, kimya alanlarında kullanılır.

Market : Talep. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Satmak. İstek. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Piyasaya sürmek. Satışa çıkarmak. Çarşıda alışveriş etmek. Borsa.

Primary market intermediation : Birincil piyasa aracıları. Hisse senedi, tahvil gibi taşınır değerlerin ilk defa halka sunumunda aracılık eden kurumlar.

Primary market operations : Hisse senedi, tahvil gibi taşınır değerlerin bir aracı kurum tarafından ilk defa halka sunumunun gerçekleştiği piyasada yapılan alım satım işlemleri. Birincil piyasa işlemleri.

Primary abilities : Birincil beceriler. Temel yetenekler. Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler.

 

Primary acanthosis nigricans : Esas olarak bir yaşından küçük dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans. Birincil akantozis nigrikans.

İngilizce Primary market Türkçe anlamı, Primary market eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primary market ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Primary market synonyms : a change in demand, ability to pay principle, a change in individual demand, a change in supply, a type mutual funds, a shift in demand.