Primates türkçesi Primates nedir
- Primatlar.
- Başparmaklılar.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, ayakları beş parmaklı, çoğunluk yassı tırnaklı, iyi tırmanan, tek yavru doğuran türleri olan bir takım.
- Maymunlar ve insanı içeren memeliler takımı.
- Maymunlar.
Primates ile ilgili cümleler
English: The primates include not only the apes, but also man.
Turkish: Primatlar sadece maymunları değil fakat aynı zamanda insanı da kapsıyor.
Primates ingilizcede ne demek, Primates nerede nasıl kullanılır?
Primate city : Bir ülkenin, öteki büyük kentlerinden iki ya da üç kat büyük, yalnız insan sayısı yönünden değil, ekonomik ve ekinsel etkileri açısından da en önde gelen kenti. türkiye'de istanbul, iran'da tahran, meksika'da mexico city, mısır'da kahire ve ingiltere'de londra gibi. En büyük kent.
Primate : Maymungiller. Başpiskopos. Primat.
Imprimatur : Ruhsat. Tasvip. Kilisenin verdiği basma izni. Basılma müsadesi. Tasdik. İzin. Özellikle dini kitap hakkında.
Imprimaturs : Özellikle dini kitap hakkında. Tasdik. Tasvip. Kilisenin verdiği basma izni. Basılma müsadesi. Ruhsat. İzin.
Prima ballerina : Baş katta dansçı. Balede başrolde dans eden kadın sanatçı. Yıldız dansçı. Bale sanatında yıldız düzeyine erişmiş sanatçı. Baş balerin.
Primage : Çıkış limanında, yüklemede gösterilen dikkat ve çabaya karşılık olarak navlun dışında yapılan ek ödeme. Kaptan aidatı. Primaj. Kaptan ücreti. Özenli yükleme veya boşaltma ücreti. Ek gemi ücreti.
Primacy : Başpiskoposluk. Papalık. Önde gelme. Üstünlük. Öncelik. Önce gelme.
Prima facie : Vehleten. Dış görünüşe göre. İlk izlenime göre. İlk bakışta. İlk bakışta olan. İlk intiba üzerine. İlk izlenime göre değerlendirilen.
Alla prima : Resmin tek seferde boya uygulamasıyla tamamlandığı yağlı boya resim tekniği (sanat).
Fissura prima : Beyincikte, culmen ile declive'yi birbirinden ayıran sığ oluk. Fissura prima.
İngilizce Primates Türkçe anlamı, Primates eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Primates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Mimoza.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Anthropoidea : Antropoidler.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Primates synonyms : suborder strepsirhini, prosimii, order primates, animal order, suborder prosimii, lemuroidea, adapid group, strepsirhini, subclass eutheria, suborder lemuroidea, suborder tarsioidea, adapid, tarsioidea, omomyid group, omomyid, eutheria, suborder anthropoidea, abacus bodies, a cell, abductor muscle, primate, aardwolf, abiotic environment, aardvark, a chromosome.
Primates ingilizce tanımı, definition of Primates
Primates kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The highest order of mammals. It includes man, together with the apes and monkeys. Cf. Pitheci.

Bu kısımda Primates kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Primates ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Primates anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Primates ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.