Principal plane türkçesi Principal plane nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Alım ekseni.
  • Temel düzlem.
  • Ana düzlem.
  • Esas düzlem.
  • Asal düzlem.
  • Çift kırıcı bir buzsulda bakış ekseni ile olağan ışını ya da olağandışı ışını kapsayan düzlem.

Principal plane ingilizcede ne demek, Principal plane nerede nasıl kullanılır?

Principal : Ana para. İşveren. Anapara. Okul müdürü. Belli başlı. Yönetici. Esas. Ana. Şef. Temel.

Plane : Süzülmek. Dümdüz. Düzey. Düzlem. Sistirelemek. Planya. Düz (yüzey). Düz. Rende ile düzeltmek. Düzlemek.

Principal axis : Temel eksen. Yuvarsal bir merceğin ya da aynanın yüzey özeğinden ve ışıksal özeğinden geçen doğru. Baş eksen. Esas eksen. Asal eksen.

Principal axis of a lens : Mercek ana ekseni. Mercek yüzeylerinin özeklerinden geçen doğru çizgi.

Principal axis of a mirror : Çukur ya da tümsek aynanın eğrilik özeğinden orta noktasına giden doğru çizgi; bu doğru boyunca giden ışın gittiği yoldan geri döner. Aynanın asal ekseni.

Principal beam : Esas kiriş. Ana kiriş.

İngilizce Principal plane Türkçe anlamı, Principal plane eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Principal plane ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

 

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Abcoulomb : Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık coulomb. Abkulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. On kulon.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği. Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı.

Accelerometer : İvme ölçer. İvmeyi ölçen aygıt. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmeölçer. İvmeyi ölçen. Akselerometre. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Hızlanma ölçer. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık).

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.

Absorption edge : Soğurum kenarı. Absorpsiyon kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kıyısı.

Absorption loss : Emme yitmesi. Emme yitiği. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurum yitimi. Emme kaybı. Absorpsiyon kaybı. Soğurma kaybı.

Absorptiometer : Absorbsiyometre. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurumölçer.

Fundamental plane : Küresel konsayıların temeli olarak tanımlanan, merkezden geçen dairelerden biri.

Principal plane synonyms : acoustic feedback, absolute zero, absolute magnitude, absolute concentration, abampere, absorption band, absorptivity.