Prior türkçesi Prior nedir
- [#önce Önceki].
- Önceden.
- Önce.
- Eski.
- Dini kuruluş yetkilisi.
- Daha önemli.
- Kıdemli.
- Sabık.
- Öncelikli.
- Mukaddem.
- Evvelki.
- Evvel.
- Manastır başrahibi.
Prior ile ilgili cümleler
English: Parents have a prior right to choose the kind of education that shall be given to their children.
Turkish: Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.
English: It happened prior to my arrival.
Turkish: O, ben varmadan önce oldu.
English: I'm sorry, but I have a prior engagement.
Turkish: Üzgünüm, fakat önceden verilmiş sözüm var.
English: Tom has no prior criminal record.
Turkish: Tom'un eski suç kaydı yok.
English: I need it by the morning of April 5, so it can be reviewed by other members prior to the meeting.
Turkish: 5 Nisan sabahına kadar ona ihtiyacım var, bu yüzden toplantıdan önce diğer üyeler tarafından gözden geçirilebilir.
Prior ingilizcede ne demek, Prior nerede nasıl kullanılır?
Prior dependence : Önsel bağımlılık.
Prior distribution : Önsel dağılım.
Prior elicitation : Önsel beklenti çıkartımı.
Prior exportation : Önceden dışsatım. Dahilde işleme rejimine göre, dışalım eşyasının serbest dolaşıma girmesinden önce eşdeğer eşyadan elde edilmiş ürünlerin dışsatımı.
Prior hyperparameters : Önsel hiperparametreler.
Prior sensitivity analysis : Önsel duyarlılık çözümlemesi.
Prior registration theory : Önceden kütüğe yazım kuramı. Markaların, kullanılmadan önce kütüğe yazılması gerektiğini savunan görüş.
Prior odds ratio : Önsel bahis oranı.
Prior knowledge : Önceden bilme. Bulgunun, belge için başvurulduğu tarihten önce bilinmesi. Ön bilgi.
Prior specification : Önsel belirginleştirme.
İngilizce Prior Türkçe anlamı, Prior eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prior ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agoing : Gitme halinde. Giden. Hareket halinde. Gitmek üzere. Gitmeye hazır.
Already : Halihazırda. Çoktan. Daha önce. Hanidir. Bile. Zaten. Halen. Evvelce. Daha şimdiden.
Past : Mazi. Evveliyat. Bitmiş. Geçe. Öte. Yanından geçerek. Geçmişte kalan. Geçkin. -siz.
Before time : Vaktiyle. İlk vaktiyle. Öncesinde. İlk. Erken. Geçmişte.
A little previous : Kısa süre önce.
Antecedent : Takaddüm eden. Önce gelen. Mazi. Yerine zamir gelen isim. Önerti.
Aforetime : Evvelden.
Ranking : Üst düzey. Tasnif. Saymak. En yüksek rütbeli. Dizilmek. Sıra olmak. Dereceye girenler. Dizmek. En rütbeli. Sıralam.
The previous : Evvelsi. Geçen seferki. Daha önceki. Önceden olan.
Prior synonyms : during the previous, predecessor, superior, beforehand, before, antecedental, ere now, old timer, anterior, primitive, cornier, ahead, sometime, ago, crusted, corniest, premiers, premised, preferential, anteing, ex, anting, anted, of first priority, early, whilom, pristine, erstwhile, initial, antiquated, ante, corny, elder.
Prior zıt anlamlı kelimeler, Prior kelime anlamı
Subsequent : (belirli bir olayı) takip eden. Sonra gelen. İzleyen. Daha sonraki. Sonradan gelen. Sonradan ortaya çıkan. Sonraki. Müteakip.
Prior ingilizce tanımı, definition of Prior
Prior kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The superior of a priory, and next below an abbot in dignity. First, precedent, or superior in the order of cognition, reason or generality, origin, development, rank, etc. Former. Prior obligation. Antecedent. Anterior. Preceding in the order of time. Used elliptically in cases like the following: he lived alone [in the time] prior to his marriage. As, a prior discovery. Previous.

Bu kısımda Prior kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prior ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prior anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prior ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.