Priority level türkçesi Priority level nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Öncelik düzeyi.

Priority level ingilizcede ne demek, Priority level nerede nasıl kullanılır?

Priority : Öncelik. Rüçhan hakkı. Kıdem. Kıdemlilik. Bir şeyi ötekine karşı yeğleme, üstün tutma. diğer nesnelerden daha üstün tutulan. Üstünlük. Öncelikli şey. Paris birliği anlaşması'na göre, bir yıllık kütüğe yazım süresi. Önemli. Rüçhan.

Level : Ölçülü. Yıkmak. Aynı seviyede. Dengeli. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Akılcı. Seviyeli. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Düzey.

Priority base : Temel öncelik. Öncelik tabanı.

Priority bond : İlk kertede inancası olan borç belgiti. Birinci inancalı borç belgiti.

Priority call : Öncelikli konuşma.

Priority development areas : Kalkınmada öncelikli yöreler. Bir ülkede resmi makamlarca belirlenen ve orada yapılacak yatırımlara ve çalışanlara bazı özel desteklerin sağlandığı yerleşim birimleri.

İngilizce Priority level Türkçe anlamı, Priority level eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Priority level ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.

Accelerator key : Hızlı erişim tuşu. İvmelendirme tuşu. Hızlandırma tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlandırıcı tuş. Kısayol tuşu.

Access key : (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş. Erişim tuşu. Erişim anahtarı.

Access control : Erişim denetim. Erişim kontrolü. Erişim denetimi. Giriş kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim.

Ac adapter : Da bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı.

Acception : Benimseme. Onaylama. Kabul. Kabul edilmiş anlam.

Abort : Çocuk düşürmek. Tamamlamadan durdurmak. Bitirmeden durdurmak. Dölütünü düşürtmek. Gelişememek. Erken doğum yapmak. Yarımcık saklamak. Çocuk aldırmak. Dayandırmak.

Abbreviate : Sadeleştirmek. İhtisar etmek. Özetlemek. Kısaltmak. Kırpmak.

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Accent char : Vurgu karakteri.

Priority level synonyms : abstract syntax tree, abnormal end, accent bar, abort sequence, access mechanism, access control entry.