Prisms türkçesi Prisms nedir

Prisms ingilizcede ne demek, Prisms nerede nasıl kullanılır?

Prism spectrograph : Gökcisimlerinden gelen ışığı bir saydam üçgen prizmadan geçirerek renklere ayıran ve fotoğraf düzeniyle resmini cam plaklar üzerine alan araç . bir ırakgörüre eklenmiş olarak kullanılır. Prizmalı spektrograf. Prizmalı izgeçizer. Prizmalı tayfçeker.

Amici prism : Işığı huzmede net sapmalara mahal vermeksizin spektrumlara dağıtan birleşik prizma (italyan astronom g.b. amici tarafından tasarlanmıştır). Amici prizması. Doğrudan görüntü prizması.

Beam splitter prism : Işık bölücü biçme. Işık bölücü prizma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işın demetini belirli oranda bölerek değişik yönlere saptırma özelliği taşıyan biçme.

Continuous motion prism : Sürekli devinim biçmesi. Bazı sinema aygıtlarında, filmin sürekli devinimle yürümesi sırasında, her resmin sanki aralı devinimdeki gibi kısa bir süre için durmuş görünmesini sağlayan optik dengeleyici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Direct vision prism : Doğru görümlü biçik. Geçirdiği ışığa saptıramadan renklerine ayıran, değişik kırıcılıkta camlardan yapılmış ikili biçik takımı. Doğru gören prizma.

Quadrangular prism : Dörtgenel biçme. Dörtgen prizma.

 

Light splitting prism : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işın demetini belirli oranda bölerek değişik yönlere saptırma özelliği taşıyan biçme. Işık bölücü biçme.

Nicol prism : Çözümleyici. Nicol prizması. Nikol prizması. Ucaylanmış ışık elde etmek için, kalsitten yapılan özel bir prizma. (polarizasyon mikroskobunda bunlardan bir çift kullanılır. ışık kaynağından gelen ışığı ucaylandıran prizma (polarizör) dır. bundan çıkıp ince kesitten geçen polarize ışığın durumunu incelemek için kullanılan ikincisine "analizör" denir. polarizör ve analizörün asıl titreşim yüzeylerinin birbirlerine dik oldukları durumlarda, analizörden hiç ışık geçmez. bu durumda nikoller çaprazdır.).

Oblique prism : Eğik prizma. Yatık prizma. Yatık biçme. Eğik biçme.

Prism : Işığı renklerine ayırmak için kullanılan üçgen kesitli altı yüzlü saydam nesne. Biçme. Prizma. Biçik. Kullanılacağı ışığa uygun, saydam maddeden (örneğin görünür ışık için camdan, morötesi ya da kızılaltı için kuvarstan) yapılma üçgen biçme; sinema ve televizyonda çeşitli optik dizgelerde ya da optik hilelerde kullanılır. İçinden geçen ışınımları kırarak bileşenlerine ayırabilen, özgül biçimli cam, kuvars gibi saydam özdeklerden yapılmış gereç. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Prisms Türkçe anlamı, Prisms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prisms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Economic crisis : İktisadi kriz. Ekonomik bunalım. Bir ülkede ya da tüm dünyada ekonomik etkinliklerin durgunlaşması, gerilemesi ve bununla koşut olarak işsizliğin artması olayı. Ekonomik kriz. İktisadi bunalım. İktisadi buhran. Finansal ve ticari zorluk durumu.

 

Prism : Işığı renklerine ayırmak için kullanılan üçgen kesitli altı yüzlü saydam nesne. İçinden geçen ışınımları kırarak bileşenlerine ayırabilen, özgül biçimli cam, kuvars gibi saydam özdeklerden yapılmış gereç. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kullanılacağı ışığa uygun, saydam maddeden (örneğin görünür ışık için camdan, morötesi ya da kızılaltı için kuvarstan) yapılma üçgen biçme; sinema ve televizyonda çeşitli optik dizgelerde ya da optik hilelerde kullanılır. Biçme. Biçik.

Bear down on : Fazla bastırmak. -e doğru gelmek. Üstüne gelmek. Büyük çaba harcamak. Yaklaşmak. -i çok etkilemek. Sıkıştırmak (azarlayarak veya ısrarla). Ağır gelmek. Üstüne varmak. Bir başka tekneye doğru yol almak.

Drag down : Yıkmak. Perişan etmek. Seviyesini düşürmek. Aşağı çekmek (fiyat vb). Alçaltmak.

Knuckle : Mafsal. Düğüm. Bilek eklemi (hayvan). Eklem. Boğum. Parmak eklemi. Bir eksen çevresinde hareketli mafsal. Parmağın oynak yeri. Menteşe.

Noncritical : Tehlikeli bir noktada olmayan. Ciddi olmayan. Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya). Kritik olmayan. Eleştirel olmayan.

Depression : Alçak basınç alanı. Bunalım. Daralma. İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama. Bastırma. Sensomotorik duyarlılığın azalması. Çukur. Durgunluk. Çöküntü. Buhran.

Crunch : Çatırtı. Çatırdatmak. Çuturtu. Çatırdamak. Çatır çutur yemek. Dönüm çekidi. Zor an. Karar anı.

Exigency : Ani hareket gerektiren durum. Mübremlik. Gereklilik. Zaruret. Aciliyet. İhtiyaç. Zorunluluk. Gereksinim. Acil durum. Gerek.

Crush : Buruşmak. Sıkıştırmak. Sıkma meyve suyu. Aptalca aşk. Ufalamak. Araç ile çiğnemek. İzdiham oluşturmak. Ezmek. Abayı yakma. Parçalanmak.

Prisms synonyms : cranch, craunch, press down on, noncrucial, push, dunkirk, slump, squelch, mash, juncture, squash, critical, weigh down, critical point, bear down, squeeze, crossroads, situation, touch, grind.

Prisms zıt anlamlı kelimeler, Prisms kelime anlamı

Critical : Yerici. Titiz. Eleştiren. Ciddi. Nazik. Hassas. Dönümcül. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Eleştiri niteliğinde. Kusur bulmak amacıyla söylenen.

Noncritical : Ciddi olmayan. Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya). Kritik olmayan. Tehlikeli bir noktada olmayan. Eleştirel olmayan.

Last : Yetmek. Tutunmak. Sonuncu kimse. Bozulmamak. Son olarak. Dayanmak. Herşeyden sonra. Son. Devam etmek. Sürmek.