Prison teacher türkçesi Prison teacher nedir

  • Cezaevi öğretmeni.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Belli bir programa göre cezaevindeki suçlulara ders vermek ve onları eğitmekle görevli öğretmen.

Prison teacher ingilizcede ne demek, Prison teacher nerede nasıl kullanılır?

Prison : Mahpushane. Zindan. Cezaevi. Tutukevi. Hapsetme. Hapishane. Tevkifhane. Hapis. Delik.

Teacher : Muallim. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Öğretmen. Hoca.

Prison breaker : Hapishane kaçağı. Firari. Cezaevi firarisi. Hapisten kaçan tutuklu. Hapishane kaçkını.

Prison education : Cezaevi eğitimi. Cezaevinde yaşayan hükümlülere iyi birer yurttaş olmak için gerekli genel bilgileri kazandırmak, ceza sürelerinin bitiminde onların hem kişisel hem de iş ya da meslek yönünden topluma kolayca uymalarını sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikleri kapsayan eğitim.

Prison school : Cezaevi okulu. Bir cezaevinin içinde örgütlenen ve o cezaevinde bulunan hükümlülerin eğitimiyle görevlendirilmiş olan okul.

 

Prisoner : Hapis. Tutuklu. Tutsak. Mahpus. Esir. Hükümlü. Mahkum. Kapatımlı.

İngilizce Prison teacher Türkçe anlamı, Prison teacher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prison teacher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Academy : Akademi. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Bilim adamları topluluğu. Yüksek okul. Yüksekokul.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Accustoming : Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Yetiştirim. Alıştırmak. Ünsiyet.

A priori knowledge : Önsel bilgi. A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

 

Abulia : İstenç yitimi. Kayıtsızlık. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli. İrade yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya. İrade kaybı. İstem yitimi.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Prison teacher synonyms : achromatopsia, academic intelligence, academic preparation, active school, academic year, abstract intelligence.