Prodigal türkçesi Prodigal nedir

Prodigal ile ilgili cümleler

English: My roommate is prodigal when it comes to spending money on movies; he buys them the day they're released, regardless of price.
Turkish: Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.

Prodigal ingilizcede ne demek, Prodigal nerede nasıl kullanılır?

Prodigality : İsraf. Savurganlık. Müsriflik. Bolluk.

Prodigalize : İsraf etmek. Hesapsızca harcamak. Saçıp savurmak.

Prodigally : Müsrifçe. Savurgan bir şekilde. Cömertçe. Savurganca.

Prodigals : Sefih. Savurgan. Müsrif. Savurgan kimse. Bol. Çok bol. Mirasyedi. Tutumsuz. Hovarda. Çok.

Spend prodigally : Saçıp savurmak.

Prodigious : Müthiş. Harika. Şaşılacak. Çok büyük. Devasa. Olağanüstü. İri. Fevkalade. Muazzam. Mükemmel.

Proditor : Hain. İhanet eden.

Prodigy : Olağanüstü şey. Mucize. Deha. Dahi. Harika.

Prodigiousness : Harikalık. Kocamanlık. Şaşılacak durumda olma. Olağanüstülük. Mükemmelik.

Prodigy infant : Harika çocuk. Dahi çocuk.

İngilizce Prodigal Türkçe anlamı, Prodigal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prodigal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bountiful : Eli açık. Cömert. Utah eyaletinde şehir. Feyizli.

Wastrel : Hayta. Serseri. İşe yaramaz adam. Defolu mal. Iskarta. Çok müsrif kimse. İşe yaramaz kimse.

Lothario : Çapkın. Baştan çıkaran. Baştan çıkaran kimse. Baştan çıkartan kımse.

Consumer : Belli bir gelire sahip olan kişilerin mal ve hizmet satın alırken hangi ilkelere göre hareket ettikleri. Ototrof organizmaların ürettiği kaynakları tüketen heterotrof organizmalar. Biyoloji, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yoğaltıcı. Müstehlik. Mal ve hizmetleri doğrudan doğruya kullanarak gereksinimlerini karşılayan iktisadi karar birimi. Kullanıcı. Tüketiciler. Alıcı. Tüketici.

Inefficient : Ehliyetsiz. Yetersiz. Verimsiz. Liyakatsiz. Etkisiz. Zaman ve enerjiyi ekonomik bir şekilde kullanmayan. Tesirsiz. Randımansız (iş yöntemi, makine vb).

A raft of : Yığınla. Pek çok. Bir yığın. Bir sürü.

Wasters : İsrafçı. Boşa harcayan. Iskarta. Defolu mal.

Abundant : Dolu. Külli. Gür (saç). Bereketli. Verimli. Gani. Feyizli. Dolu (bol).

Scattergood : Çultutmaz.

Affluent : Zengin. Varlıklı. Irmak ayağı. Bir nehrin ayağı. Gönençli. Gürül gürül akan. Hali vakti yerinde. Refah içinde.

Prodigal synonyms : spend all, dissipater, a world of, abysmal, improvident, dissipaters, lavisher, gadabout, superabundant, a good deal, fritterers, copious, waster, profligate, a great number of, abounding, a great many, lavish, amplest, lotharios, gay, thriftless, overlavish, acres and acres, dissolute, wasteful, sumptuous, dissipators, dissolute person, squanderer, debauchees, debauched, above.

Prodigal zıt anlamlı kelimeler, Prodigal kelime anlamı

 

Thrifty : İdareli. Verimli. İdareci. Tutumlu. Kanaatkar. Gür. Hesaplı. Tasarruflu.

Prodigal ingilizce tanımı, definition of Prodigal

Prodigal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Lavish. Recklessly or viciously profuse. A spendthrift. As, a prodigal man. Not frugal or economical. A waster. Prodigal expenses. Prodigal giving. Given to extravagant expenditure. The prodigal son. Wasteful. One that is profuse or lavish in any expenditure. Expending money or other things without necessity. One who expends money extravagantly, viciously, or without necessity.