Producer driven commodity chains türkçesi Producer driven commodity chains nedir

  • Otomotiv, uçak sanayii, bilgisayar, yarı iletkenler, ağır sanayi gibi karların ölçekten ve teknolojik ilerlemelerden kaynaklandığı sermaye ve teknoloji yoğun sanayilerde ulusötesi üreticilerin ileri ve geri bağlantıları içerecek biçimde üretim ağlarının eşgüdümünü sağlamada merkezi bir rol oynadıkları üretim ağı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Üretici yönetimli değer zincirleri.

Producer driven commodity chains ingilizcede ne demek, Producer driven commodity chains nerede nasıl kullanılır?

Producer : Fabrikatör. Müstahsil. Yapımcı. Üretici. Tecimsel oyunların gerçekleştirilmesinde anaparayı koyan ve bütün yönetim işlerini yüklenen kişi. Bir filmin çevrilişi ve işletilmesiyle ilgili tüm yönetimsel ve parasal işlevi üstlenen, filmin anaparasını sağlayan kimse. bir yapımevinin başkanı, yöneticisi; sinema yapımcısı. tv. bir ya da birden çok izlencenin ana konusunu bulan; izlencenin hazırlanması, gerçekleştirilmesi çalışmalarını yönetmenle ya da tek başına yürüten kimse; televizyon yapımcısı, izlenceci. (sinema yapımcısından değişik olarak televizyon yapımcısı, yapımın sanat yönünü de gözetir ve genellikle izlenceye bir kişilik, deyiş kazandırmakta payı olur). Sahneye koyan. Yetiştirici. Üretimi gerçekleştiren iktisadi karar birimi. Öndürücü.

 

Driven : Azimli. Çalışır. Hırslı. Kararlı. Sürmek. Belli bir yöne götürülen. İçten gelen bir dürtü ile zorlanmış. İşler. Belli bir doğrultuda yönlendirilen. Rüzgar tarafından taşınan ve uçurulan (kar tüy vs).

Commodity : Ticarete konu olan mallar. krş. mal. Yararlı şey. Ticaret eşyası. Eşya. Madde. Emtia. Alıp satılan şey. Meta. Mal.

Chains : Zincir. Sınırlama. Silsile. Ölçme zinciri. Dizi. Boyunduruk.

Buyer driven commodity chains : Büyük perakendeciler, marka pazarlayanlar, markalı imalatçıların gelişmekte olan ülkeler veya geçiş ekonomilerinde merkezkaç bir üretim ağı kurulmasında anahtar rol oynadıkları genellikle giyim, ayakkabı ve mobilya sanayileri gibi karların, araştırma, tasarım, satış, pazarlama ve mali hizmetlerden kaynaklandığı tüketim malları üretimine yönelik emek-yoğun üretim ağı. Alıcı yönetimli değer zincirleri.

Producer driven value chains : Üretici yönetimli değer zincirleri. Otomotiv, uçak sanayii, bilgisayar, yarı iletkenler, ağır sanayi gibi karların ölçekten ve teknolojik ilerlemelerden kaynaklandığı sermaye ve teknoloji yoğun sanayilerde ulusötesi üreticilerin ileri ve geri bağlantıları içerecek biçimde üretim ağlarının eşgüdümünü sağlamada merkezi bir rol oynadıkları üretim ağı.

İngilizce Producer driven commodity chains Türkçe anlamı, Producer driven commodity chains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Producer driven commodity chains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Producer driven commodity chains synonyms : a shift in demand, ability to pay approach, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, a change in supply, a shift in supply.