Buyer driven commodity chains türkçesi Buyer driven commodity chains nedir

  • Alıcı yönetimli değer zincirleri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Büyük perakendeciler, marka pazarlayanlar, markalı imalatçıların gelişmekte olan ülkeler veya geçiş ekonomilerinde merkezkaç bir üretim ağı kurulmasında anahtar rol oynadıkları genellikle giyim, ayakkabı ve mobilya sanayileri gibi karların, araştırma, tasarım, satış, pazarlama ve mali hizmetlerden kaynaklandığı tüketim malları üretimine yönelik emek-yoğun üretim ağı.

Buyer driven commodity chains ingilizcede ne demek, Buyer driven commodity chains nerede nasıl kullanılır?

Buyer : Alan. Satın alma görevlisi. Malı satın alan. Satın almacı. Alıcı firma. Alıcı. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Müşteri.

Driven : Sürmek. Belli bir doğrultuda yönlendirilen. Azimli. Kararlı. Rüzgar tarafından taşınan ve uçurulan (kar tüy vs). İçten gelen bir dürtü ile zorlanmış. Sürülmüş. Hırslı. İleri sürülmüş. Belli bir yöne götürülen.

Commodity : Ürün. Mal. Hammadde. Alıp satılan şey. Meta. Eşya. Madde. Ticaret eşyası. Yararlı şey. Ticarete konu olan mallar. krş. mal.

 

Chains : Sınırlama. Dizi. Ölçme zinciri. Boyunduruk. Silsile. Zincir.

Producer driven commodity chains : Otomotiv, uçak sanayii, bilgisayar, yarı iletkenler, ağır sanayi gibi karların ölçekten ve teknolojik ilerlemelerden kaynaklandığı sermaye ve teknoloji yoğun sanayilerde ulusötesi üreticilerin ileri ve geri bağlantıları içerecek biçimde üretim ağlarının eşgüdümünü sağlamada merkezi bir rol oynadıkları üretim ağı. Üretici yönetimli değer zincirleri.

Buyer driven value chains : Büyük perakendeciler, marka pazarlayanlar, markalı imalatçıların gelişmekte olan ülkeler veya geçiş ekonomilerinde merkezkaç bir üretim ağı kurulmasında anahtar rol oynadıkları genellikle giyim, ayakkabı ve mobilya sanayileri gibi karların, araştırma, tasarım, satış, pazarlama ve mali hizmetlerden kaynaklandığı tüketim malları üretimine yönelik emek-yoğun üretim ağı. Alıcı yönetimli değer zincirleri.

İngilizce Buyer driven commodity chains Türkçe anlamı, Buyer driven commodity chains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buyer driven commodity chains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Buyer driven commodity chains synonyms : abolition of forced labour convention, a shift in demand, abnormal budget, abnormal budget expenditures, a change in individual demand, a change in demand.