Program defined consolidated budget noninterest expenditures türkçesi Program defined consolidated budget noninterest expenditures nedir

  • Konsolide bütçe harcamalarından risk hesabının düşürülmesi ve sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan nakit transfer farkının ve konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kaleminin eklenmesiyle hesaplanan harcamalar.
  • Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı harcamaları.
  • İktisat alanında kullanılır.

Program defined consolidated budget noninterest expenditures ingilizcede ne demek, Program defined consolidated budget noninterest expenditures nerede nasıl kullanılır?

Program : Çizeylemleme. Belli bir sorun türünün özdevimli çözümü için, verilerde ortaya çıkabilecek durumlara göre uygulanacak eylemleri belirten bir çalışma planı. bk. bilgisayar izlencesi. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Program. Bir oyunu, oyunun yazarını, oyuncuları ve tasarımcıları seyirciye tanıtmada kullanılmak üzere basılan izlence. Programlamak. Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan. Düzen. İzlence dergisi. Oyun izlencesi.

Defined : Belirtili. Açıklama. Kakarlaşırılmış. Tanımlanmış. Tamlanan. Tanımlı. Betimlenmiş. Belirlenmiş. Açıklanmış.

Consolidated : Vadesi uzatılmış. Birleşmiş. Konsolide edilmiş. Takviyeli. Birleştirilmiş. Konsolide. Sağlam. Dayanıklı.

 

Budget : Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo. Bütçe yapmak. Stok. Bütçeye koymak. Bütçe ayarlamak. Bütçelendirmek. Yığın. Bütçede yer alan para miktarı. Ödeneklik. Mali program.

Expenditures : Gider. Harcamalar. Sarfiyat. Giderler. Tüketme. Harcama. Masraf. Kati masraflar.

Consolidated budget noninterest expenditures : Faiz dışı konsolide bütçe harcamaları. Konsolide bütçe harcamalarından faiz harcamalarının düşürülmesiyle elde edilen bütçe büyüklüğü.

Program defined central government budget revenues : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri. Merkezi yönetim bütçe gelirlerinden faiz gelirleri, merkez bankası karı, yeniden değerleme ve devredilen özel gelirler, kamu bankaları kar payı gelirleri, özelleştirme gelirleri, konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kalemi ve darphane para basım geliri toplamının düşürülmesiyle elde edilen bütçe büyüklüğü.

Program defined consolidated budget revenues : Konsolide bütçe gelirlerinden faiz gelirleri, merkez bankası karı, yeniden değerleme ve devredilen özel gelirler, kamu bankalarından kar payı gelirleri, özelleştirme gelirleri, konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kalemi ve darphane para basım geliri toplamının düşürülmesiyle hesaplanan gelirler. Program tanımlı konsolide bütçe gelirleri.

Program defined consolidated budget primary surplus : Program tanımlı konsolide bütçe gelirlerinin faiz dışı bütçe harcamalarından büyük olması, diğer bir deyişle program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı fazlasının pozitif olması durumu. bu büyüklük ımf’nin önerdiği iktisadi programlarda borçların çevrilebilirliğini gösteren bir başarım ölçütü ve konsolide bütçe faiz dışı fazlasından farklı bir bütçe büyüklüğüdür. Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı fazlası.

 

Program defined consolidated budget primary balance : Program tanımlı konsolide bütçenin gelirleri ile faiz dışı harcamaları arasındaki fark. Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı dengesi.

İngilizce Program defined consolidated budget noninterest expenditures Türkçe anlamı, Program defined consolidated budget noninterest expenditures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Program defined consolidated budget noninterest expenditures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Program defined consolidated budget noninterest expenditures synonyms : abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a pass through certificate, ability to pay principle, abnormal budget receipts, a change in individual demand.