Program defined central government budget revenues türkçesi Program defined central government budget revenues nedir

  • Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri.
  • Merkezi yönetim bütçe gelirlerinden faiz gelirleri, merkez bankası karı, yeniden değerleme ve devredilen özel gelirler, kamu bankaları kar payı gelirleri, özelleştirme gelirleri, konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kalemi ve darphane para basım geliri toplamının düşürülmesiyle elde edilen bütçe büyüklüğü.
  • İktisat alanında kullanılır.

Program defined central government budget revenues ingilizcede ne demek, Program defined central government budget revenues nerede nasıl kullanılır?

Program : Programa bağlamak. Oyun izlencesi. Gösteri. Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan. Programlamak. Bir oyunu, oyunun yazarını, oyuncuları ve tasarımcıları seyirciye tanıtmada kullanılmak üzere basılan izlence. Yapım. Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme. Çizeylemleme. Planlamak.

Defined : Tanımlanmış. Belirlenmiş. Açıklama. Betimlenmiş. Tanımlı. Belirtili. Kakarlaşırılmış. Açıklanmış. Tamlanan.

Central : Ana. Santral memuru. Orta. Esas. Merkezsel. Telefon santrali. Önde gelen. Belli başlı. Merkezde olan. Temel.

Government : İdare etme. Toplum bireylerinin iç ve dış güvencelerini ve birbirleriyle ilişkilerini sağladığı gibi onların her tür gereksinmelerini karşılayan bir ya da birkaç kişiden oluşan yasal ya da geleneksel yönetici güç. bk. halk katmanı, büyücü. Siyaset bilimi. Yönetim. Devlet. Rejim. Yönetme (dilbilgisi terimi). Siyasal bilgiler. Hüküm. Hükümet.

 

Budget : Bütçe. Bütçelemek. Ödeneklik. Bütçelendirmek. Bütçeye koymak. Mali program. Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge, belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi. Bütçeye uygun. Yığın. Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo.

Program defined consolidated budget revenues : Program tanımlı konsolide bütçe gelirleri. Konsolide bütçe gelirlerinden faiz gelirleri, merkez bankası karı, yeniden değerleme ve devredilen özel gelirler, kamu bankalarından kar payı gelirleri, özelleştirme gelirleri, konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kalemi ve darphane para basım geliri toplamının düşürülmesiyle hesaplanan gelirler.

Revenues : Varidat. Kazanç. Gelirler. Aidat. Gelir. Hasılat.

Program defined consolidated budget primary surplus : Program tanımlı konsolide bütçe gelirlerinin faiz dışı bütçe harcamalarından büyük olması, diğer bir deyişle program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı fazlasının pozitif olması durumu. bu büyüklük ımf’nin önerdiği iktisadi programlarda borçların çevrilebilirliğini gösteren bir başarım ölçütü ve konsolide bütçe faiz dışı fazlasından farklı bir bütçe büyüklüğüdür. Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı fazlası.

 

Program defined consolidated budget primary balance : Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı dengesi. Program tanımlı konsolide bütçenin gelirleri ile faiz dışı harcamaları arasındaki fark.

Program defined consolidated budget noninterest expenditures : Konsolide bütçe harcamalarından risk hesabının düşürülmesi ve sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan nakit transfer farkının ve konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kaleminin eklenmesiyle hesaplanan harcamalar. Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı harcamaları.

İngilizce Program defined central government budget revenues Türkçe anlamı, Program defined central government budget revenues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Program defined central government budget revenues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Program defined central government budget revenues synonyms : abnormal budget, a group shares, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a change in supply, a change in demand.