Program defined consolidated budget primary balance türkçesi Program defined consolidated budget primary balance nedir
- Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı dengesi.
- İktisat alanında kullanılır.
- Program tanımlı konsolide bütçenin gelirleri ile faiz dışı harcamaları arasındaki fark.
Program defined consolidated budget primary balance ingilizcede ne demek, Program defined consolidated budget primary balance nerede nasıl kullanılır?
Program : Çizeylemleme. Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme. Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan. Programa bağlamak. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir tiyatronun oynadığı oyunları, rol dağılımını, yazarları ve başka bilgileri veren, bazen tiyatro üzerine çeşitli yazıları kapsayan gösteri dergisi. Gösteri. Yapım. Yazılım. İzlence.
Defined : Tanımlanmış. Açıklanmış. Tanımlı. Betimlenmiş. Belirtili. Belirlenmiş. Tamlanan. Açıklama. Kakarlaşırılmış.
Consolidated : Dayanıklı. Sağlam. Konsolide. Vadesi uzatılmış. Konsolide edilmiş. Takviyeli. Birleşmiş. Birleştirilmiş.
Budget : Ödeneklik. Bir kentin bir yıl içindeki tüm gelir ve giderlerinin kaynak ve gerekçeleriyle birlikte kestirimini anlatan ve kent yönetim kurullarınca hazırlanıp kent genel kurullarınca benimsendikten sonra kesinleşen dizelge. Bütçe. Bütçelemek. Bütçeye uygun. Geçinge. Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge, belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi. Bütçeye koymak. Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo.
Primary : Ana renk. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Öncelikli. Birinci. Birincil. En önemli. En başta gelen. Çifyıldızlarda büyük olan yıldız. Birinci derecede. Bilgisayar, biyoloji, uzay, kimya alanlarında kullanılır.
Consolidated budget primary surplus : Konsolide bütçe gelirlerinin faiz dışı bütçe harcamalarından büyük olması durumu, diğer bir deyişle faiz dışı konsolide bütçe dengesinin pozitif olması durumu. Faiz dışı konsolide bütçe fazlası.
Program defined consolidated budget primary surplus : Program tanımlı konsolide bütçe gelirlerinin faiz dışı bütçe harcamalarından büyük olması, diğer bir deyişle program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı fazlasının pozitif olması durumu. bu büyüklük ımfnin önerdiği iktisadi programlarda borçların çevrilebilirliğini gösteren bir başarım ölçütü ve konsolide bütçe faiz dışı fazlasından farklı bir bütçe büyüklüğüdür. Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı fazlası.
Balance : Dengede durmak. Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge. Dengede tutmak. Sayışımdan sonra görünen kalıntı. Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi. Bilanço. Denge kurmak. Denklik. Düşünmek. Son kalıntı.
Program defined consolidated budget noninterest expenditures : Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı harcamaları. Konsolide bütçe harcamalarından risk hesabının düşürülmesi ve sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan nakit transfer farkının ve konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kaleminin eklenmesiyle hesaplanan harcamalar.
Program defined central government budget revenues : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri. Merkezi yönetim bütçe gelirlerinden faiz gelirleri, merkez bankası karı, yeniden değerleme ve devredilen özel gelirler, kamu bankaları kar payı gelirleri, özelleştirme gelirleri, konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kalemi ve darphane para basım geliri toplamının düşürülmesiyle elde edilen bütçe büyüklüğü.
İngilizce Program defined consolidated budget primary balance Türkçe anlamı, Program defined consolidated budget primary balance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Program defined consolidated budget primary balance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Program defined consolidated budget primary balance synonyms : a shift in individual demand, abolition of forced labour convention, a change in supply, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, a change in demand.

Bu kısımda Program defined consolidated budget primary balance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Program defined consolidated budget primary balance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Program defined consolidated budget primary balance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Program defined consolidated budget primary balance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.