Proksimal renal tubuler asidozis nedir, Proksimal renal tubuler asidozis ne demek

Proksimal renal tubuler asidozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Süzülmüş bikarbonatın proksimal tubuluslar tarafından geri emilmesinin gerçekleşmemesi nedeniyle oluşan kanın asitli hâli. Genellikle kendiliğinden düzelir ve klinik bulgu oluşturmaz.

Proksimal renal tubuler asidozis kısaca anlamı, tanımı

Asidoz : Şeker hastalığı ya da herhangi bir sebeple kan pH'sının düşmesi. Suların aşırı asitli olması durumu. Asitli suların balıklarda hastalık oluşturması durumu. Kandaki asit-baz dengesini düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu vücut sıvı ve dokularında aşırı asidite artışı. Vücut dokularında ve kanda hidrojen iyonunun artması veya alkali depolarının azalması sonucu vücudun hidrojen iyonu tamponlama yeteneğinin azaldığı ve kan pH’sının normal değerin altına düştüğü metabolik bir bozukluk

Proksi : Latince sonraki veya yanındaki anlamına gelen ön ek.

Proksimal : Bir organizmanın orta eksenine ya da organizmanın herhangi bir parçasının bir bağlantı noktasına göre yakın olan bölgesi. Yakınsal, organın gövdeye bağlanma noktasına yakın kısmı. [Bakınız: yakın olan].

Renal : Böbrekle ilgili, böbreğe ait olan, nefrik.

Proksimal tubul : Böbrek kabuğunda, böbrek cisimciğinin idrar kutbundan başlayan, pars kontorta adı verilen kıvrımlı ve pars rekta adı verilen düz parçadan oluşan ve süzülen sıvının büyük bir kısmının tekrar geri emildiği borucuk. Bu oluşumun yapısını oluşturan hücrelerin apikal kısmında çok sayıda mikrovillus, bazal kısmında ise bazal katlantılar yer alır.

 

Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Bikarbonat : Hidrojen karbonatların genel adı.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Tubulus : Borucuk.

Klinik : Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Asitli : Sudaki çözeltilerinde hidronyum yükünü H3O+ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği.

Emilme : Emilmek işi.

Düzel : Eline ayağına düzgün kimse.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

 

Bikar : Bekâr.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Diğer dillerde Proksimal renal tubuler asidozis anlamı nedir?

İngilizce'de Proksimal renal tubuler asidozis ne demek ? : proksimal renal tubular acidosis