Prolixity türkçesi Prolixity nedir

  • Laf kalabalığı.
  • Söz uzunluğu.
  • Fuzuli anlamda uzun duruşma.
  • Gereksiz uzunlukta savunma veya beyanname.

Prolixity ingilizcede ne demek, Prolixity nerede nasıl kullanılır?

Prolix : Bitmek bilmeyen. Ayrıntılı. Sonu gelmeyen. Sözü çok uzatan. Sıkıcı. Uzun. Yorucu.

Prolixness : Laf kalabalığı.

Prolicide : Evlatlarını öldürme suçu. Evlat öldürme suçu. Çoçuğunu öldürme (doğumda). Çocuklarını öldürme. Bebek öldürme.

Proliferate : Tomurcuk vermek. Üremek. Tomurcuklanmak. Artmak. Hızla çoğalmak. Çoğalmak. Çabuk çoğalmak.

Proliferated : Çoğalmak. Tomurcuk vermek. Çabuk çoğalmak. Hızla çoğalmak. Tomurcuklanmak. Üremek.

Proliferative hamorrhagic enteropathy : Üremeli kanamalı enteropati. Genç domuzların akut veya perakut seyirli anemi, kanlı ishal, ateş ve bağırsaklarda adenomatöz üremelerle ve kanamalarla belirgin hastalığı. bağırsaklardan campylobacter hyointestinalis izole edilmekle birlikte, kesin nedeni bilinmemektedir.

Proliferative fascitis : Nodüler fasya yangısı. Proliferatif keratokonjunktivitis.

Proliferates : Hızla çoğalmak. Üremek. Çabuk çoğalmak. Tomurcuk vermek. Çoğalmak. Tomurcuklanmak.

Proliferous : Üretken. Üremek. Hızlı gelişen. Prolifere.

Proliferative phase : Proliferatif evre. Endometriyumun ovaryal siklusa bağlı olarak geçirdiği, endometriyumun kalınlaşması ve bağ doku hücrelerinde artışların olduğu üç evreden biri, folikül hormonu dönemi. bu evrede glandula uterina adı verilen döl yatağı bezlerinin gelişmesi ve kıvrımlarının artması görülür. Proliferasyon evresi. Foliküler evre.

 

İngilizce Prolixity Türkçe anlamı, Prolixity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prolixity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wordiness : Sözü uzatma. Çok kelimeli oluş. Sözcük çokluğu. Kelimelerden oluşma.

Exuberancy : Coşku. Coşkunluk. Taşkınlık. Bolluk.

Turgidness : Abartılı olma. Mübalağa. Şiş olma. Şişkinlik.

Flatulence : Tantana. Gazı olma. Mide gazı. Sindirim sisteminde aşırı bakteriyel fermantasyona bağlı olarak veya hava yutulması sonucu meydana gelen bağırsaklardaki gazın atılması, yel çıkarma, flotus. Gaz. Midedeki gaz. Midede gaz toplanması. Hava atma. Yel çıkarma.

Concise : Kısa. Az ve öz. Muhtasaran. Veciz. Muhtasar. Özlü. Kısaca. Kestirme. Mücmel.

Turgidity : Mübalağa. Dilde kibir ve kendini beğenme. Şişkinlik. Şişme. Abartılmış olma durumu. Mübalağalı olma durumu.

Redundancies : Gereğinden fazla olma. İhtiyaç fazlası oluş. Yazıdaki tekrar oranı. İşten çıkarmalar. Gereksiz çokluk.

Prolix : Uzun. Bitmek bilmeyen. Sıkıcı. Sözü çok uzatan. Yorucu. Ayrıntılı. Sonu gelmeyen.

Periphrasis : Dolambaçlı söz. Gereksiz kelimeler kullanma. Boş laf etme. Dolaylama. Dolambaçlı yoldan konuşma. Dolambaçlı yol. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Dolaylı anlatım.

Circumlocution : Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Asılsız sözcükler kullanma. Gereksiz kelimeler kullanma. Geçiştirme. Kaçamak konuşma. Dolaylama. Dolambaçlı söz. Dolambaçlı yol. Dolambaçlı yoldan konuşma.

 

Prolixity synonyms : long windedness, verboseness, circumlocutions, exuberance, prolixness, circumambage, pleonasm, periphrases, windiness, logorrhea, circumbendibus, redundance, redundances, verbosity, periphrase.

Prolixity zıt anlamlı kelimeler, Prolixity kelime anlamı

Terseness : Özlülük. Kısa ve öz olma. Üslupta kesinlik. Hissizlik.

Prolix : Ayrıntılı. Sözü çok uzatan. Uzun. Bitmek bilmeyen. Sonu gelmeyen. Yorucu. Sıkıcı.

Concise : Mücmel. Kısa. Az ve öz. Özlü. Muhtasaran. Muhtasar. Veciz. Kestirme. Kısaca.

Prolixity ingilizce tanımı, definition of Prolixity

Prolixity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being prolix. Great length. Minute detail. As, prolixity in discourses and writings.