Prolong türkçesi Prolong nedir

  • Süresini uzatma.
  • Sürdürmek.
  • Devam ettirmek.
  • Temdit etmek.
  • Süreyi uzatmak.
  • Süresini, belirli koşulları yerine getirerek yenileme.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Uzatmak.
  • Savsaklamak.

Prolong ile ilgili cümleler

English: The stock market is in a prolonged slump.
Turkish: Menkul kıymetler borsası sürüp giden bir ekonomik kriz içindedir.

English: Gooseberries can prolong your life.
Turkish: Bektaşi üzümü ömrünü uzatabilir.

English: The economist anticipated a prolonged depression.
Turkish: Ekonomist, sürüp giden bir ekonomik kriz sezinledi.

English: Avoid prolonged use of the console. To help prevent eye strain, take a break of about 15 minutes during every hour of play.
Turkish: Kumanda panelinin uzun süreli kullanımdan kaçının. Göz yorgunluğunu önlemek için, oyunun her saati boyunca yaklaşık 15 dakikalık bir mola verin.

English: The session will be prolonged again.
Turkish: Oturum tekrar sürdürülecek.

Prolong ingilizcede ne demek, Prolong nerede nasıl kullanılır?

Prolongable : Uzatılabilir.

Prolongation : Uzatma. Geciktirme. Uzantı. Vadenin uzatılması. Devam ettirme. Uzama. Uzatılma. Temdit. Sürdürme.

Prolongations : Uzantı. Uzatma. Uzama. Uzatılma. Geciktirme. Temdit. Sürdürme. Devam ettirme. Vadenin uzatılması.

Prolonge : Çekme halatı. Ucu çengelli halat. Prolonje.

 

Prolonged : Uzatılan. Uzatılmış. Uzun süreli. Uzatmalı. Temdit edilmiş. Uzun süredir devam eden. Sürekli. Uzun.

Prolongs : Savsaklamak. Devam ettirmek. Temdit etmek. Süreyi uzatmak. Sürdürmek. Uzatmak.

Prolonging : Uzatmak. Uzatma. Uzayan. Sürdürmek. Temdit etmek.

Prolonges : Ucu çengelli halat. Çekme halatı. Prolonje.

Unprolonged : Süresi uzatılmamış. Ertelenmemiş. Uzatılmamış.

Prolog : Öndeyiş. Girizgah. Önsöz. Başlangıç. Giriş bölümü. Giriş. Bkz.prologue.

İngilizce Prolong Türkçe anlamı, Prolong eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prolong ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Protracting : Süresini uzatmak. Ölçekli çizmek. Uzatmak (süreyi). Dışarıya uzatmak. Küçük ölçekle planını çizmek. (süresini) uzatmak. İletki ile çizmek.

Protract : Ölçekli çizmek. Uzatmak (süreyi). İletki ile çizmek. (süresini) uzatmak. Dışarıya uzatmak. Küçük ölçekle planını çizmek. Süresini uzatmak.

Aalen estimator : Aalen tahmincisi.

Spin out : Gereksiz yere uzatmak. Geçirmek. Harcamak. Uzun uzadıya anlatmak. Yettirmek. İdare etmek.

Continueing : Devamı gelmek. Olagelmek. Devam etmek. Sürmek. Dayanmak. Uzamak. İdame etmek.

Continues : Olagelmek. İdame etmek. Devam etmek. Devamı gelmek. Sürmek. Uzamak. Kalmak.

Belaboured : Saldırıya uğramış. Saldırılmış. Çok uzatmak. Benzetilmiş. Kötü dövülmüş. Benzetmek. Pataklamak. Üzerinde fazla durmak. Lafı uzatmak.

Preserve : Korumak. Konserve yapmak. Muhafaza etmek. Reçel. Esirgemek. Zarardan korumak. Konservesini yapmak. Şekerleme. Saklamak.

Sustain : Kabul etmek. Finanse etmek. Güç vermek. Çekmek. Uğramak (kötü bir şeye). Geçindirmek. Hakkını vererek yapmak. Cesaret vermek. Taşımak.

 

A priori analysis : Öncül çözümleme. A priyori analiz.

Prolong synonyms : delay, spin, carry on with, palter, temporise, continue, not care two hoots, procrastinate, add, keep up, paltered, temporize, hold down, extend, paltering, omit, keep something going, delays, keep, belabours, a posteriori information, extend the time, lengthen, protracts, maintains, prolonging, elongating, keep the ball rolling, aalens linear regression model, elongates, belabour, kept up, forced the issue.

Prolong zıt anlamlı kelimeler, Prolong kelime anlamı

Shorten : Yelkeni sarıp küçültmek. Kısmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısaltmak. Kısalmak. Kasılmak. Azalmak. Azaltmak.

Discontinue : Kullanımdan kalkmak. Devam etmemek. Arkası kesilmek. Vazgeçmek. Ara vermek. Bırakmak. Durmak. Kesmek. Bitmek. Sona ermek.

Prolong ingilizce tanımı, definition of Prolong

Prolong kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To extend in space or length. As, to prolong a line.