Prolonging türkçesi Prolonging nedir

Prolonging ingilizcede ne demek, Prolonging nerede nasıl kullanılır?

Prolong : Sürdürmek. Uzatmak. Süresini, belirli koşulları yerine getirerek yenileme. Süresini uzatma. Temdit etmek. Savsaklamak. Devam ettirmek. Süreyi uzatmak.

Prolongable : Uzatılabilir.

Prolongation : Geciktirme. Uzama. Uzantı. Devam ettirme. Uzatılma. Vadenin uzatılması. Uzatma. Sürdürme. Temdit.

Prolongations : Uzantı. Vadenin uzatılması. Uzama. Sürdürme. Geciktirme. Uzatılma. Devam ettirme. Temdit. Uzatma.

Prolonge : Prolonje. Ucu çengelli halat. Çekme halatı.

Prolonged gestation : Süresi uzun hamilelik. Uzamış gebelik. Süresi uzun gebelik. Gebeliğin uzaması. Dölütteki anatomik veya işlevsel bozukluklar nedeniyle, gebelik süresinin normalden daha uzun olması, gebeliğin uzaması, uzayan gebelik. özellikle hipofiz ve böbrek üstü bezinde gelişim anomalileri, kalıtsal nedenler veya bitkisel zehirler nedeniyle en çok ineklerde ve koyunlarda görülür.

Prolongs : Temdit etmek. Uzatmak. Savsaklamak. Süreyi uzatmak. Devam ettirmek. Sürdürmek.

Prolonged diestrus : Siklik kısraklarda özellikle geçiş dönemlerinde gebe olmamasına rağmen siklik korpus luteumun kalıcı duruma geçmesi sonucu biçimlenen diöstrüs süresinin uzaması. Uzayan diöstrüs.

 

Prolonged : Uzatmalı. Sürekli. Temdit edilmiş. Uzun. Uzatılan. Uzatılmış. Uzun süreli. Uzun süredir devam eden.

Be prolonged : Uzatılmak. Uzamak.

İngilizce Prolonging Türkçe anlamı, Prolonging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prolonging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Follow up : İzleme. Kovalamak. Sonuna kadar götürmek. Peşini bırakmamak. İzle. Başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak. Takip etmek. Faydalanmak. Ardını bırakmamak.

Continuance : Temdit. Devam. Süreklilik. Devam etme. Erteleme. Kesiksizlik. Kalıcılık. Sürüp gitme. Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi.

Continuations : Devam. Sürme. Arka. Zeyil. Sürdürme. Devam etme. Temdit. Süreklilik. İdame.

Belabored : Benzetmek. Saldırılmış. Kötü dövülmüş. Pataklamak. Lafı uzatmak. Benzetilmiş. Saldırıya uğramış. Üzerinde fazla durmak. Çok uzatmak.

Protracting : İletki ile çizmek. Süresini uzatmak. Ölçekli çizmek. Küçük ölçekle planını çizmek. Dışarıya uzatmak. (süresini) uzatmak. Uzatmak (süreyi).

Augments : Artmak. Uzamak. Büyütmek. Artırmak. Sayısını arttırmak. Arttırmak. Çoğalmak. Büyümek. Çoğaltmak.

Continuances : Kalıcılık. Devam. Devam etme. Sürüp gitme. Erteleme. Süre. Süreklilik. Temdit.

Belabors : Pataklamak (argo terim). Dövmek. Üzerinde fazla durmak. Benzetmek. Lafı uzatmak. Çok uzatmak. Pataklamak.

Extra time : Uzatmalar. Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Elemeli oyunlarda, kazananı ve yeniği belli etmek gerektiğinden, olağan süresi eşit sayılarla biten bir oyunun, onar dakikalık iki bölüm halinde uzatılması. İlave zaman. İlave süre (spor karşılaşmalarında). Ekstra zaman. Uzatma dakikaları. Kayıp zaman. Elemeli oyunlarda, olağan süre içinde sonucu alınamayan oyunun belirli kurallar gereğince uzatılması.

 

Followed : İzlemek. Uymak. Sonra gelmek. Dinlemek. Takip etmek. Takip edilen. Dolayı olmak. Sonucu olmak.

Prolonging synonyms : stretchy, draw out, augment, add, carry on with, carry on, drag out, extending, elongations, prolongs, carry over, ampliation, extention, go on, continues, belabours, circumflex, protracts, continueing, belaboured, carrying over, extended, bring down, belabour, hold to, contango, circumflexes, extension, stretchiest, aggrandise, follows, elongation, elongates.