Prorate türkçesi Prorate nedir

  • Eşit olarak dağıtmak.

Prorate ingilizcede ne demek, Prorate nerede nasıl kullanılır?

Prorated : Eşit şekilde bölmek. Eşit olarak dağıtılmış. Eşit olarak dağıtmak. Eşit şekilde bölünmüş.

Prorates : Maliyetin bir bölümünü bir ürüne. Belirli bir oranda bölüştürmek. Yeniden dağıtmak. Bir departmana veya bir faaliyete tahsis etmek. Belirli bir oranda paylaştırmak. Eşit şekilde bölmek. Orantılı olarak bölmek. Eşit olarak dağıtmak.

Prorata : Oran üzerine. Nispet üzerinden. Oran dahilinde. Oranında. Prorate. Oran üzerinden.

Prorating : Eşit şekilde bölmek. Belirli bir oranda paylaştırmak. Bir departmana veya bir faaliyete tahsis etmek. Belirli bir oranda bölüştürmek. Yeniden dağıtmak. Orantılı olarak bölmek. Maliyetin bir bölümünü bir ürüne. Eşit olarak dağıtmak.

Proration : Eşit olarak bölüp dağıtma.

Prorogate : Meclis oturumu ertelemek.

Prorogation : Tatile girme (pol.). Temdit. Parlamento tatili. Uzatma. Ara verme (meclis). Borcun vadesinin uzatılması.

Pro and con : Lehte veya aleyhte. Lehde veya aleyhte. Lehinde ve aleyhinde. Lehte ve aleyhte olarak. Leyhte ve aleyhte. Lehte ve aleyhte.

Prorogue : Meclisin çalışmalarını ertelemek. Meclis oturumuna son vermek. Tatil olmak (meclis). Parlamento toplantısına ara vermek. Ara vermek. Parlamentoyu tatil etmek. Meclisi tatil etmek. Tatil etmek. Meclise ara vermek. Ötelemek.

 

Prorogues : Ara vermek. Parlamentoyu tatil etmek. Meclisin çalışmalarını ertelemek. Meclis oturumuna son vermek. Ötelemek. Tatil olmak (meclis). Parlamento toplantısına ara vermek. Meclisi tatil etmek.

İngilizce Prorate Türkçe anlamı, Prorate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prorate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Figure : Şekil. Olarak yer almak. Sayı. Beden yapısı. Fiyat. Figür. Süslemek. Biçim. Endam. Görünmek.

Compute : Hesabetmek. Hesaplamak. Tahmin yürütmek. Bilgisayar kullanmak. Hesap yapmak. Hesap etmek.

Calculate : Bel bağlamak. Hesap kitap yapmak. Tasarlamak. Hesaplama yapmak. Hesap etmek. Hesap yapmak. Güvenmek. Düşünüp taşınmak. Hesaplamak. Tahmin etmek.

Prorating : Yeniden dağıtmak. Eşit şekilde bölmek. Maliyetin bir bölümünü bir ürüne. Bir departmana veya bir faaliyete tahsis etmek. Belirli bir oranda paylaştırmak. Orantılı olarak bölmek. Belirli bir oranda bölüştürmek.

Cipher : Parola. Hiç olan şey. Hiç. Hesap. Aritmetik yapmak. Önemsiz kimse. Önemsiz biri (nüfuz açısından). Anahtar. Şifrelemek.

Cypher : Şifre. Bkz.cipher. Açarsöz. Önemsiz şey. Sıfır.

Settle : Anlaşmak. Yerleştirmek. Çökeltmek (sıvının içindeki katı maddeleri). Tünemek. Ömür boyu hak vermek. Çökeltmek. Belirlemek. Konmak. Karar kılmak. Yerine getirmek.

Prorates : Belirli bir oranda paylaştırmak. Eşit şekilde bölmek. Yeniden dağıtmak. Maliyetin bir bölümünü bir ürüne. Belirli bir oranda bölüştürmek. Orantılı olarak bölmek. Bir departmana veya bir faaliyete tahsis etmek.

 

Reckon : Gözüyle bakmak. Addetmek. Hesap etmek. Hesaplamak. Saymak. ...gözüyle bakmak. Tahmin etmek. Sanmak. Hükmetmek. Tutmak.

Work out : Düzenlemek (bir plan vb'ni). Antrenman yapmak. Geçirmek (vakit). Anlamak. Çıkmak. Vücut egzersizi yapmak. Tüketmek. Çıkarmak. Çalışma yapmak. Gelişmek.

Prorate synonyms : prorated.

Prorate ingilizce tanımı, definition of Prorate

Prorate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To assess pro rata. To divide or distribute proportionally.